·344 syf.····Okunma: 14 Aralık 2024 23:41 Kitap 344 sayfadan oluşuyor. Öncelikle yazar anarşist fikre sahip ve bu fikirden beslenen bir yazar. Kitabın öz olarak anlaşılması için ,kitabın yazıldığı dönem olan 1968 kuşağının Mark’sın diyalektik materyalizminin, anarşizmin etimolojik olarnet olarak anlaşılması gerekmektedir. Zira 1960-1980 dönemleri geçtiğimiz yüzyılda sisteme karşı eleştirel yaklaşımların en çok gündemde olduğu, entelektüel çevrelerin fiili toplum mekanizmalarına karşı en fazla eleştirel fikir ürettiği ,yeni akımların oluştuğu,fikir üretilen dönemlerden biridir.
Mülksüzler birbirine tamamen karşıt iki gezegen olan Anarres ve Urras’ta uzerinden kurgu düzeninde okuyucuya aktarılmaktadır.Anarres’te karşılıklı yardımlaşmaya dayalı bir anarşist toplum ,daha çok sınıfsız, sınırsız ve sömürüsüz bir dünya resmedilmiştir, Urras’ta ise bugünkü mevcut düzenin benzeri daha çok kapital düzen endeksli bir toplum ütopik olarak tasvir edilmiştir. Romanı okurken, devrimci bir lider olan Odo ve yoldaşlarının sınıfsız ve devletsiz bir toplum kurmak için göç ettikleri gezegen olan Anarres’ten Shevek karakterinin yolculuğuna tanık oluyoruz, aslında Odo’nun devrimci kimliği burda tartışılır,zira devleti yıkmak veya yeniden bir dönüşüm sürecine entegre etmekten ziyade farklı bir gezegene gidişi söz konusu.
Romanın başat karakterlerinden olan Shevek, fizik alanında çalışmak ister; fakat Anarres’teki imkansızlıklar nedeniyle Urras’taki A-Io topraklarına gitmeye karar verir. Her ne kadar ütopik olarak kurgulanmış olsa da romanda anlatıldığı biçimiyle, insanlar arasındaki süre gelen baskın gelir eşitsizlikleri , alt ve üst tabaka arasındaki derin uçurum,orta sınıfın yok oluşu ve muhalefete yapılan bütün agresif baskılarla, A-Io devletinin dönemin Amerikasindan bahsedildiği aşikardır.
Shevek Urras’a geldiğinde yaptığı bir konuşmada şunları söylüyor;"Buradayım, çünkü bende vaadi, iki yüz yıl önce bu kentte ettiğimiz vaadi -yerine getirilen vaadi görüyorsunuz. Vaadi yerine getirdik biz, Anarres’te. Özgürlüğümüz dışında hiçbir şeyimiz yok.”Size kendi özgürlüğünüzden başka verecek bir şeyimiz yok. Bireyler arasında karşılıklı yardımlaşma dışında hiçbir yasamız yok. Hükümetimiz yok, yalnızca özgür birlik ilkemiz var. Devletlerimiz, uluslarımız, başkanlarımız, başbakanlarımız, şeflerimiz, generallerimiz, patronlarımız, bankerlerimiz, mülk sahiplerimiz, ücretlerimiz, sadakalarımız, polislerimiz, askerlerimiz, savaşlarımız yok. Başka da pek fazla şeyimiz var sayılmaz. Biz paylaşırız, sahip olmayız. Varlıklı değiliz. Hiçbirimiz zengin değiliz. Hiçbirimiz iktidar sahibi değiliz. Eğer istediğiniz Anarres’se, aradığınız gelecek oysa, o zaman ona eli boş gelmeniz gerektiğini söylüyorum. Ona yalnız ve çıplak gelmeniz gerekiyor, tıpkı bir çocuğun dünyaya, geleceğine, hiçbir geçmişi olmadan, hiçbir malı mülkü olmadan, yaşamak için tümüyle başka insanlara dayanarak gelmesi gibi. Vermediğiniz şeyi alamazsınız, kendinizi vermeniz gerekir. Devrim’i satın alamazsınız. Devrim’i yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadır, ya da hiçbir yerde değildir.” Shevek özgürlüklerinden başka hiçbir şeyleri olmadıklarını ifade etmektedir. Otoritenin olmayışı özgürlüklerin olması için yeterli bir unsur değil.
Dünyada kurgu benzeri bir distopik durum hala yaşanıyor: hala eşitliksizliklerle, yıkımlarla , baskılarla dönen bir dünya var. Keyifli okumalar.