“Hachiko: Sadık Bir Köpeğin Hikâyesi” beni en çok duygulandıran kitaplardan biri oldu. Tokyo’da sahibini her gün aynı yerde bekleyen Hachiko’nun hikâyesi, hem kalbimi ısıttı hem de hüzünlendirdi. Bir köpeğin sevgisinin bu kadar saf ve derin olabileceğini okumak, insanı kendi ilişkilerini sorgulamaya itiyor.
Anlatımı o kadar içten ve akıcı ki, sayfalar su gibi akıp geçti. Hachiko’nun bekleyişi, sabrı ve sevgisi... Beni en çok etkileyen kısmı da aslında buydu. İnsan olarak bizim bile çoğu zaman başaramadığımız bir sadakati görmek inanılmazdı.
Bu kitabı okurken bir yandan Hachiko’nun yerinde olmayı, bir yandan da onun gibi bir dostum olmasını diledim. Hayvanlarla kurulan bağların ne kadar özel olduğunu bir kez daha hatırlamak isterseniz, kesinlikle bu hikâyeyi okuyun derim. Sahi, sizce de Hachiko’nun sadakati biraz ders niteliğinde değil mi?