KÜL ŞEHİR
.
Merhaba,
Bugün ödüllü ve kazanmış olduğu ödülü de sonuna kadar hak etmiş bir kitapla sizlerleyim. #külşehir 2024 Don Kişot İyi Edebiyat Ödülü nü kazanan bir roman.
Pera'nın kalbi Naum Tiyatrosu ile açılıyor perde. Babası Nuri Bey ile ikinci kattaki locada yer alan Şefika, ihtiyacını gidermek için koridora çıktığında kalabalık ve hengame karşısında fenalaşmış, o anda yardımına gelen Rum kızı Panayota sayesinde müşkül durumdan kurtulmuştu. Günler sonra yolda karşılaşan bu iki kızın arkadaşlığı mektuplaşma ile devam ederken Haziran ayına varılmış ve büyük bir yangın patlak vermişti. Beyoğlu cayır cayır yanmış, Panayota ve ailesinin evleri de dahil olmak üzere Galatasaray'a kadar her yer kül olmuştu.
Tulumbacı onları farketmeseydi annesi ve babası gibi, biraderi ve Panayota' da şu an hayatta olamayacaklardı. Taksim meydanına kurulan çadırlar şimdilik onlara bir hayat sunsa da, Mihail'in hastalığı düzeni bozmuştu yine.
Seneler sonra teyzesi Katina' nın kapısını çalmak zorunda kalmışlar ve o andan itibaren de iki kardeşin yaşamı bambaşka boyutlara evrilmişti hala külleri uçuşan yangın misali. Mihail'i Tatavla da bırakıp geri geleceğine söz vererek,zorlu bir yaşama doğru yola çıkmıştı Panayota. Kah bulaşıkçılık yapmış, kah dilencilik ya da sigara sarıp satmışsa da doğru yoldan çıkmamıştı hiçbir zaman...
Bir de Şefika, babası ve annesi Refiye Hanım yazılmış ki, dışarıdaki gerçeği görmek, tıbba inanmak, kumara güvenmek bir yana, umarsızca bel bağlamanın sonucu yürekler acısı...
Peki bunca şey yaşanırken Sarı Ali, Abraham, Yorgo, Stelyo ile hız kesmeden süren macera; Şefika, dadı, Mihail ile verilen mücadeleler, minik Maria nın bu kalpazanlıktaki sonu ile olaylar ne ola ki?
Muhbirler, define peşine düşenler, aşkına karşılık bulmaya çalışanlar, deneyler için insanı kullanan hekimler, vicdansızlar, paraya tapanlar, yardıma koşanlar,... bir yana bir alevle değişen hayatların resmi bu kitap. Hayatta kalma mücadelesi veren bir kadının, baba mesleğini yasa dışı yollara çevirmek zorunda kalmasının hikayesi. Öyle bir hikaye ki, o zaman yaşanılanlar film karesi gibi satır satır akacak gözünüzün önünden.
Gerçek yaşamdan esinlenme bir kurgu ile sin derece akıcı bir hikayeye var mısınız?