Gönderi

8/10
·160 syf.··
2024 71. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2024 21:25
Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali'nin eserleri arasında en çok okunan eseridir. Bu romanın teması aşktır. Kitapta ilk tanıştığımız kahraman, iş yerinde Raif Efendi adında birisiyle tanışır ve yakın olurlar. Raif efendi ölüm döşeğindeyken defterinin yakılmasını ister fakat sonradan okumasına ısrar sonucu izin verir. Ve asıl hikâyemiz böyle başlar. Raif efendi, yirmili yaşlarında babasının isteği üzerine Berlin'e gider. Orada hayatına devam ederken bir sanat galerisine denk gelir ve bir tabloda takılı kalır. Tablodaki o kadını daha önce hiç görmemesine rağmen onu saatlerce, dikkatli bir şekilde inceliyor ve ona her geçen gün daha çok takıntılı hâle geliyordu. Her gün o tabloyu seyretmeye gidiyordu ve takip edildiğini fark etmemişti. Oysaki tablonun hem sahibi hem de tablodaki o kadın, onu bir süre takip etmişti ve bir gün onun yanına oturup onunla konuşmuştu. Bu kadın Maria Puderdi. Bu kadınla bir süre aşk hayatları olur. Bir gün Raif babasının ölüm haberini alır ve Türkiye'ye dönmesi gerekir. Bu gerek sonucu Maria ile mektuplaşmaya karar verirler. Fakat bir zamandan sonra mektuplar kesilmeye başlar. Raif Bey Maria'nın ondan artık sıkıldığını düşünür ve kendini bu düşünceler içinde boğar. Yaklaşık bir on yıl sonra Maria'nın akrabasına Ankara'da rastlar. O gün bütün gerçekleri öğrenir. Maria ona mektuplarında güzel bir haber vereceğinden fakat bunun için yüz yüze olmaları gerektiğinden bahsediyordu. Bu güzel haber Maria'nın hamile oluşuydu. Raif'e bunu sonradan yüz yüze söyleyecekti. Ve Raif o gün Maria'nın doğum sırasındayken fenalaştığını ve komaya girerek öldüğünü öğrenir. Maria'nın bebekleri için hayatına veda ettiğini öğrenir. 10 yaşında Mariadan bir kız çocuğu olduğunu öğrenir. Yıllarca sevilmeyecek bir insan olduğuna inanarak hayatına devam eden ve Maria'nın kim bilir şu an hangi erkekle birlikte hangi ülkede diyerek kendi özgüvensizliği sonucunda on yılını heba ettiğini öğrenir. Ama artık her şey çok geçti. Bu yazıyı okuyan Raif Bey'in iş arkadaşı tekrardan ölüm döşeğinde olan Raif Bey'in yanına gitti ve öldüğünü öğrendi. KİŞİLER: Raif Efendi: Romanın baş kahramanıdır. Babası sabuncudur. Babası onu sabun işini öğrensin, devam ettirsin diye Berlin'e gönderir. Orada Maria ile tanışır ve olaylar başlar. Raif Efendi; çok fazla içine kapanık, sessiz, sakin, özgüvensiz, melankolik, haksızlığa susan, her şeye karışmayan bir insandır. Sevmediği bir kadınla evlenmiştir ve bu kadından çocukları olmuştur. Hayatında sadece yaşadığını hissettiği bir an olmuştur ve bunu da bir deftere not etmiştir. Maria sayesinde hayatının kısa bir süresinde gerçekten yaşamış, nefes almıştır. Bir süre Maria'nın tablosuna takıntılı kalmıştır ve o zamanlar Maira Pudere platonik kalmıştır. Maria Puder: Hayat tecrübeleri sonucunda güven sorunları olan bir insan haline gelmiştir. Erkekler konusunda düşünceleri ve fikirleri çok katıdır. Çocukluğundan beri çok özgür halk tabiriyle 'erkek gibi' yetiştirilmiştir. Dominant bir karakterdir. Aşka ve sevgi duygusuna inanmaz bunun yüzünden kendisiyle yaşadığı içsel çatışmaları oluyordu. Bazen insanları sevebilmek, özellikle de Raif'i tanıdıkça onu sevmek istemiştir. Bunu yapabilme süreci de biraz ağır geçmişti. Ama Raif sayesinde sevgi ve aşka inanmış ona kendini bırakmıştı. Rasim(Anlatıcı): Raif Bey'in iş arkadaşıdır. Raif Bey'in gizemli bir adam olduğunu düşünür ve onu daha yakından tanımak ister. Bu isteği sayesinde defteri okur ve hikayeyi bizlere de açar. DEĞERLENDİRME: Kitap bana Stefan Zweig esintisi verdi. Bunun nedeni ise iki karakter arasındaki bir tanışma sonucu bir karakterin diğer karaktere geçmişten bir olayını anlatması ve bu olayın her zaman dinlenmeye ve saygı göstermeye değer bir olay olması, anlatan karakterin geçmişteki kırılma noktası olması. Bu yüzden kitap çok hoşuma gitti. Sayfa sayısı fazla değildi bu yüzden kitap akıcıydı. Ayrıca kitap ilk sayfalarda torpili olmayanların devlet şubelerinde iş bulamadığını, dönemin Türkiyesine de siyasal atıflarda bulunmuştur. Maria karakterinin güçlü duruşunu çok sevdim. Ve toplumdaki kadın-erkek rollerini çok güzel betimlediğini, yargıladığını düşünüyorum. Ama bu güçlü duruş bir yerden sonra insana çok geliyor ve içe kapanma dönemi, suçluluk dönemi oluyor. Kitap ilk sayfalarında bir takıntı hissiyatını verdi fakat sonradan Maria karakterinin de karşılık vermesiyle birlikte bir aşk romanına döndü. Fakat mektuplaşmaların kesildiği vakit Raif Efendi'nin kendisiyle olan içsel çatışmaları ve güvensizlikleri Maria'nın aşkına olan inancından daha fazlaydı. Ve bu yüzden yıllarca onu aramadı, bir şeyler yapmaya, çabalamaya çalışmadı. Sonradan 10 yaşında bir kızının olduğunu öğrenince onunda peşinden koşmadı ve onu babasıyla yani kendisiyle tanıştırmadı. Böyle bir plan aklından bile geçmedi. Sanki hayatının bir döneminde Maria ile tanışmış, hayatının en güzel belki de en gerçekçi tek anısını yaşamıştı ve her şey bitmişti. Belki de onun için her şey bir rüya gibiydi.
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,8bin okunma
·
167 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
beyza
Gönderi Sahibi
oldu da bitti maşallah