Kurgu çok güzel, gizem ve aksiyonu harika, okurken oldukça sürükleyici ilerleyen bir kitap ama ben bir şeyden çok rahatsızım ve bunu dillendirmeden yapamayacağım.
Bunlar benim düşüncelerim, en başta söyleyeyim. Katılabilirsiniz de katılmayabilirsiniz de ama ben gerçekten çok büyük rahatsızlık duyuyorum.
Şöyle ki, yazarımız Dilara Keskin oldukça popüler ve sosyal medyada takipçi sayısı da bir hayli fazla. Bu takipçilerin büyük çoğunluğunu da 13-17 yaş aralığındaki gençler oluşturuyor. Kendisi de kitlesinin çoğunun bu yaş aralığında olduğunun bilincinde lâkin kitapta öyle smut sahneler var ki, ben bu yaşıma rağmen iğrenerek okudum. 13-17 yaş aralığındaki okurların bunları okuduğunu düşünmekse beni daha çok mahvetti.
Olay sadece smut sahneden ibaret değil. İğrenç bir sahneden ibaret! Aynı ev içerisinde kalan iki sevgili çift var. Bu çiftlerden birindeki erkek karakter, diğerindeki kardeşim dediği erkek karakterin sevgilisiyle ilişki yaşıyor ve o evde bile birlikte olabiliyorlar. Aldatılan 2 masum karakter var ve aldatan bu 2 karaktersiz, iğrenç bir şekilde onlar evdeyken bunu yapabiliyorlar. Üstelik masum erkek karakter kapının önüne gelip kardeşim dediği karakter hasta olduğu için onu merak ederken ve onunla kapı arkasından endişeyle konuşurken dahi içeride o kardeşi (!) kendi sevdiğiyle birliktelik yaşamaya devam ediyor ve bundan keyif alıyor.
Bu iğrençliği okura okutmanın faydası nedir?
Bu sahneyi detaylı bir şekilde yazarak anlatmakla ne gibi bir amaç elimize geçti mesela?
Bu kişilerin iğrençliklerini daha çok öğrenip daha mı çok nefret ettik? Smut olmadan da, detaylı bir şekilde bu sahne yazılmadan da gayet nefret edebilirdik!
Aldattıklarını üstünkörü öğrensek de onlara karaktersiz damgası vurabilirdik!
Televizyonlarda ve çevrede gördüğümüz ahlaki çöküş bence kitaplara sirayet etmemeli ama görüyorum ki, yeni yazılan popüler kurguların çoğunda bu ahlaki çöküş mevcut. Yaş aralığının 13-17 olduğunu bile bile böylesine iğrenç sahneler yazılabilip kitapların içerisinde okuyucuya sunuluyor. Mide bulandırıcı.
Stefan Zweig kurgularında da aldatma teması var, ama adam bu sahneleri asla okuyucuyla detay vererek paylaşmamış. Çünkü kitabında vermek istediği daha değerli olgular var ve okuru da onun için değerli. Bilmem anlatabiliyor muyum?
Kitaplar böyle sahnelere alet edilmemeli.
Sadece ben mi rahatsızım böyle durumlardan? Anlayamıyorum.
Ben gerçekten anlayamıyorum.
ben de çok rahatsız oldum okurken, gerçekten katılıyorum.. zaten gerçek hayatta hep maruz kaldığımız şeyleri kitaplarda okusak ne olur diye düşünen zihniyet maalesef bu olayların normalleşmesine katkıda bulunuyor