Puan vermedi·168 syf.····Okunma: 16 Aralık 2024 17:20 Süheyl Ünver... Uğur Derman... Bu iki ismi sık sık duyardım çok kısa süre de olsa hat meşk ettiğim Sabri Mandıracı'dan. Sonra gün geldi Uğur Derman'ın Ömrümün Berketi I ve II isimli kitaplarını okudum ve inceledim. Zira bu kitaplar sadece okumak için değil bakmak, görmek, hissetmek ve zevk etmek içindi aynı zamanda. Gerçekten benim de vaktim bereketlendi bu eserlerlerle. Anladım ki bereket sirayet eden bir şeymiş.
Süheyl Ünver'in inanılmaz bir gayreti varmış şahitlerin anlattığına göre. Sürekli kayır tutan bir kişilik. Yazıyla, resimle. Üsküdarnâme nâm kitabının (defterinin mi demeliydim yoksa?) satırları arası da Süheyl Ünver'in ilginç bir notuna rastlamıştım. Dayanamadım, kitabı tekrar indirdim bu o satırları bulup buraya kaydediyorum:
"Üsküdar Ayazma Camii önüne çıktım. Gözlerim beni bu eserin yapılışı senele-rine en aşağı iki yüz [yıl] öncelerine götürdü. Orada müdavim kuşlarının az
bulunduğu kuş yuvalarını saydım. Yahya'nın 1177'de çizdiği güneş saatini ve kabristanda o asrın hattatlarından Hafız Osman ve yanındaki asil sükûtlarıyla ibret
abidelerini kuranlara Fatiihalar okudum."
Hoca her şeyi not alan bir insanmış. Bununla alakalı da bir latife okumuştum. Onunda kaydedeyim:
"Uzun bir ömür süren ve hayatının her anını çalışıp eser vererek oldukça verimli geçiren Süheyl Ünver Hocaya, ileri bir yaşta iken bazı dostları lâtife kabilinden sormuşlar:
- Hocam, Azrail sizi unuttu mu yoksa?
Süheyl Ünver'in cevabı şöyle olmuş:
- Hayır, Azrail'le yakında görüştük. Bana dedi ki:
- Boş bulursam götürürüm."
Kitaba gelemedim bir türlü. El murasele nisf'ul muvasele derlermiş eskiler. Şöyle söyleyelim. Yazışmak/ mektuplaşmak kavuşmanın yarısıdır. Bu sıcaklığı ve hakikati görebiliyorsunuz satırlarda. Dostluk, kalenderlik, hasbilik, ülfet ve samimiyet. Ne ararsanız var güzel haslet olarak.
Elbette okuyun. Mutlaka okuyun.