Saudade
Romanın kahramanı olan genç adam Sankt-Peterburg'un kasvetli ve beyaz gecelerinden birinde, tesadüfen kendisi gibi yalnız olan bir genç kız Nastenka ile tanışır. Nastenka'yla beraber tüm hayallerini ve anılarını paylaştıkları ve birbirleriyle bağ kurdukları dört beyaz geceyi Sankt-Peterburg'un sokaklarında geçirir.
Romantik mi?
Bir yanıyla romantik bir aşk üçgeninin, bir yanıyla da bir kişilik parçalanmasının öyküsüdür.Günümüz ilişkileri gibi vıcık vıcık değil parçalanmış bilincin kurduğu ürkütücü ve tehlikeli dünyayı konu edinmiştir.
“Hem her şeyi doğru düşünmemi bekleyemezsiniz. Yüreğim çığlık atmak isterken, nasıl sessiz durabilirim?” Bu alıntıyı çok sevdim hepimiz bazen böyle değil miyiz?
Beyaz saflığı, iyiliği, hayali temsil eder. romanda da böyledir, normalde geceler karanlık iken romanda özellikle beyaz geceler dönemi seçilmiştir. bu da dostoyevski'nin edebi gücüne bir örnektir...
Yaşamından memnun olmayanların kaçışı hayalperestlik “hayaller hayatlar”
Nastenka eski sevdiğine kavuştuğunda karakterimizin payına da bu eşsiz duyguları yaşadığı için minnet duymak kalır. Nasıl güzel bir olgunluk !
Ulu Tanrım!
O ne uzun, mutlu bir andı!
Bir insana böyle bir an yaşam boyu yetmez mi? Yeter!!! mutlu olduğunu görmekte yeter
Sende payına özlemek düşenlerden oldun.
Özlemek demişken ;
Saudade..
Az kaldı geliyorum Portekiz şu sıralar hissettiğim en anlamlı kelime olan “saudade “ birşeye duyulan derin özlem , bir farkı aynı zamanda geçmişte olan hüzünlü, üzüntü veren olaylara duyulan özlem birdaha o anın geri gelmeyeceğine duyulan özlem … kahramanımızda özlemi ve hayal kırıklığı ile başbaşa kalmış gerçek bir aşık.
Hikâyenin sonunda, Nastenka’nın mektubunun ardından, kahramanın ruh hali, yaşadığı odanın ihtiyarlaması, pencereden görülen karşıdaki evin köhneleşmesi, kısaca beyaz gecelerin griye ve siyaha evrilmesi ile verilmesi; hayatımıza bakışımızda, gördüğümüz her şeyde psikolojik halimizin nasıl etkili olduğunun göstergesidir ve bu kısım, çok başarılı bir inceleme olarak karşımıza çıkar ve son cümle ile hikaye, “Tanrım, bir anlık mutluluk! Ama bir ömür boyu sürecek gerçek mutluluk!…”, hikâyenin başındaki İvan Turgenyev’in -hikâyenin ana fikri de olan- alıntı cümlesi ile birleşir ve hikâye başladığı noktada biter:
“Ömrü boyunca, yalnızca bir an için, senin kalbine yakın olmak için mi yaratılmıştı?”
Keyifli okumalar aşkla kalın.
youtu.be/mf-UJ32PJgU