·533 syf.····Okunma: 23 Aralık 2024 17:55 İnsana ve topluma ait kavramların neşter keskinliğinde ki eleştirel yaklaşımlarla irdelendiği, ana karakterlerin hayattan, peşindekilerden ve en önemlisi kendilerinden kaçışlarının serüvenini anlatan bir kitap. Eser sahibini yazarlığa bu kitapla genç bir yaşta ciddi bir eforla başlayabilmesini insan içten içe takdir ediyor. Buna rağmen tüm bu kurgunun yazarın zihinsel derinliğinden de izler taşıyor olmasından ötürü, yazar hakkında birçok "acaba!" da dedirtebiliyor.
Hikaye başlangıçta bizlere karakterlerin dünya üzerindeki eylemleri ardında sürükleyecekmiş gibi dursada sonraları asıl davetin karakterlerin zihinsel savaşlarına olduğunu anlayabiliyoruz.
Bunca kaotik düşünce ve eylemin birbirleriyle çarpışmasına rağmen, kişilerin birbirleriyle sözlere dökülmeden girdikleri şeytani uyum derinlerde bir yerde dostluğa olan açlıktan ötürü asla bozulmayacak bir insani yanlarının da kalacağını gösteriyor bize. Hayatın ve dolayısıyla kendi seçimlerinden sonra oluşan yeni yollarda kendilerine eşlik ettiğimiz karakterlerin -zihinsel ölüm- denilecek derinlikle, -mutluluk- denilen zirvenin peşinde koşma arasında ki tercihlerine şahitlik ediyoruz. Tüm bu karmaşa ve tutarlı eleştirel derinlik okuru yer yer yorabilse de öyle fikirsel derinlik anları yaratabiliyor ki bu eleştirinin okurun zihninde açtığı kesik sayesinde düşünsel acıyla uyanık kalmasına ve hikayeyi devam ettirmesini de sağlayabiliyor. İnsan, kitabı okuduktan sonra içinde yaşadığı toplumda kaç tane Kayra karakterinde Kinyas ile yüz yüze geldiğini de düşünmeden edemiyor.
Karakterler aracılığıyla kurgulanan düşsel gelgitler de sörf yapmak istecek kadar cesur olanlar için zihinde güzel bir tad bırakacak bir kitap.