Puan vermedi·175 syf.····Okunma: 18 Aralık 2024 23:22 Sevinç Çokum 1943 yılında üç çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Kendinden büyük iki ablası vardır. Yazar, gazeteci, senarist ve öğretmendir. Edebiyat ve sosyoloji okumuştur. Hisarcılar topluluğu içerisine dahildir. Yedi yıl boyunca klasik batı müziği eğitimi almıştır. Hocası olan Mehmet Kaplan ve Behçet Necatigil etkisiyle roman ve hikayeye yönelir.
Gülyüzlüm, Sevinç Çokum'un 2003 yılında yayımlanan romanıdır. Romanda göç, anne kız ilişkisi, anne sevgisi, kadın, köy - şehir farkı, eğitim gibi temel konular yer almaktadır.
Ölen eşinin ardından oğullarını arkada bırakan Zeynep ve kızı Ayşenaz çalışıp borçlarını ödemek için İstanbul'a giderler. Burada Zeynep'in kardeşi İsmail, karısı ve oğlu ile yaşamaktadır. Ama onlar da zor durumdadır. Onların yanında kalamazlar. Ayşenaz bir ailenin yanında çalışmaya başlar. Zeynep de önce bir doktorun yanında sonra da bir evde çalışır. Romanda hem Zeynep'in hem Ayşenaz'ın yaşadıkları ve hisleri ayrı ayrı anlatılır. Ayşenaz, Nurcan Hanım ve Reşit Bey adlı bir çiftin evinde çalışır. Reşit Bey tıpkı Sevinç Çokum'un eşi Rıfat İzzet Bey gibi İktisat okumuştur. Ayşenaz onlar tarafından sürekli uyarılır, eleştirilir hatta hırsızlık yaptığı gerekçesiyle suçlanır. Ayşenaz'ı bu eve bağlayan şey Nurcan Hanım'ın üst katta oturan hasta annesi Binnur'dur. Ayşenaz ona "Binnur Ana" der. Ona köydeki Şerife nineyi hatırlatır. Aralarında güzel bir ilişki başlar. Binnur Ana Ayşenaz'ın eğitimini de destekler.
Bu arada Zeynep'e de Orhan Bey adlı kişi talip olur. Ama Zeynep kocasından sonra evlenmemeye kararlıdır. Zeynep sonradan, çalıştığı evde bir de kaza geçirir ve işten ayrılıp köyüne döner. Köye dönünce ilk çalıştığı doktora mektup yazıp tekrar yanına gitmek ister, çünkü borçları vardır. Doktor onu yanına çağırır tekrar.
Romanda müzik de önemli yer tutar. Nurcan Hanım ve Reşit Bey'in dinlediği, Orhan Bey'in dinlediği müziklerde belki de Sevinç Çokum'un müzikle olan ilgisini okuyoruz.
Romanın en etkileyici noktası anne kız ilişkisi hiç şüphesiz. Bazı yerlerde gözyaşımı tutamadığımı söylemeliyim. Özellikle Zeynep ve Ayşenaz'ın ayrılma sahneleri, Ayşenaz'ın kendini yalnız hissettiği zamanlar beni çok duygulandırdı. Bir de ölmek üzere olan Binnur ananın hala annesinin resmini görmek istemesi burnunu sızlatıyor insanın. Bunları okurken Doğan Cüceloğlu'nun "annen yoksa kimsen yok" sözü aklıma geldi.
Ayrıca romanda İsmail'in alkol alması ve eşine şiddet göstermesine de yer verilerek bu konuya da dikkat çekmiştir.
Bu roman son zamanlarda okuduğum en iyi roman. Çok etkilendim, duygulandım. Geriye dönüp altını çizdiğim yerlere sık sık bakacağıma eminim.
Çokum'um kullandığı ve daha önce duymadığım kelimeleri de kitapta not aldım. Üslup ve dili çok iyi kullanmıştır.