Savaşların en acı öykülerini o nedenle suçsuz insanlar yaşar. Ne çıkmasında, ne sürmesinde ne de yönetiminde hiçbir katkısı olmayan insanların dramlarıdır, savaşları korkunçlaştıran.
İnsan kendisi için sürdürür yaşamını. Kendi koyduğu koşullar içinde olur biter her şey. Biraz kötülük, onu dengeleyecek kadar iyilik yapar. Üzülür, onunla denk tutulamayacak kadar az sevinir. Güzelliklerin tadını çıkarır, güçlüklerle boğuşur. Toplum niye çıkıyor karşısına? Eti, kanı, sevinci, yenilgisi, çürüyen bedeni, çözümsüz beğenileri mi var toplumun? Niye onun değerleriyle kelepçelensin insan?