Khaled HOSSEINI- Bin Muhteşem Güneş
Afganistan’ın Sovyet işgaliyle başlayan bitmek bilmeyen savaşlarını, ayrışmalarını, dayatmalarını ve dayanmalarını anlatan bu kitapta aslında hiçbir şey kurgu değil. Özellikle kitapta yaşamını okuduğumuz kadınlar.. Hepimizin göz yumduğu, zorunda olduğu, değiştirmek istediği, bunu isteyenlerin ötekileştirildiği hayatlara yazarın penceresinden bakıyorsunuz. Dinin yalnızca kadınlara dayatıldığı, hangi coğrafyada yaşarsak yaşayalım kadın olmanın zor olduğu hayatlar.
Savaş, hastalık, mücadele, enkaz ve tüm bunların arasında yeşeren ve yıllar süren fırtınalara rağmen kök salmayı başarabilmiş bir aşkın öyküsü.
Meryem; bir dağ köyünde, parmak uçlarında yükselince tavana dokunabildiği küçücük bir kulübede dünyaya gözlerini açan harami Meryem. Celil’in Kızı.
Ve Celil’in kızı olduğu için yitip giden koca bir ömür.
Leyla; Bir darbe gecesi dünyaya gelen, çocukluğu iki abisinin gölgesinde kalan, genç kızlığını enkazın altında bırakan ve geçmişteki yaşamından elinde kalan tek anısı için geleceğinden vazgeçen Leyla.