10/10
·409 syf.··
Beğendi
·
2024 32. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2024 18:29
KENDİ GÖLGESİNDE “Hayalini kurduğun arzuların, hedeflerin, kendi yegâne hikâyen; senin de bizzat bir hissenin olduğu, parçası olduğun diğer hikâyelerle vücut buluyormuş. Onlar olmadan katiyen ne hikâyen ne de sen şimdi bildiğin, tanıdığın, o ‘sen’ olamıyorsun. Kendi yaşam manan onlarla beraber mayalanarak ifade alıyor, kıymetleniyor. İsmin, cismin, dostun, düşmanın, aşkın, nefretin, zaafların, marifetlerin, kabahatlerin, günahların, sevaplarınla hepsinden topyekûn bir hisse topladığını kabul edersen hayatla aynı ahengi yakalıyorsun.” Kaderi yeniden ilmek ilmek işleyip, kendini yeni baştan var eden, bir KADER DEVRİMCİSİ, cesur kadın Hakime Aliye Hanım’ın Kendi Gölgesinde’ki hayatı… Beni derinden etkiledi. Koca bir ömür kendi gölgesinde yaşayan saf, temiz yürekli güzel bir kadının hikâyesinin içerisinde kayboldum. Öyle ki, yeri geldi Aliye hanım ile üzüldüm, onunla mutlu oldum, birlikte heyecanlandık, ikimiz birlikte hayal kurduk. Tüm duygularını yüreğimde hissederek okudum. Yıllar yıllar öncesi kadının nasıl zorluklar içerisinde yaşadığı, mücadelesi, insanların el âlem ne der diyerek yaşamına şekil vermesi... Cumhuriyet dönemi, medeni kanunun getirilmesi, erkek çocuğu meselesi , kız çocuğunun mektep konusu, şartların çok zor olduğu, yaşadıkları yerde okul olmayışı ama yine de okuma isteğinin zirvede olması, Atatürk'ün vefatı... eserde bu konuları okurken etkilenmemek mümkün değil. Kendini yeniden var etmek için gencecik bir kız olarak işe soyadından başlaması. Öyle bir devirde buna cesaret edebilmesi bile ne kadar cesur ve devrimci bir kadın olduğunu gösteriyor. Bu arada Kürşad ile karşılaşma anında yaşanılan hisleri yüreğimde hissettim. Hani derler ya gözlere âşık olan kişi asla unutamazmış diye. Gerçekten de öyle yıllar geçse de unutamıyorsun... Yalnız, sonrasında Kürşad’ın duygularının nereye gittiğini çok merak ettim. Meral'in yaptıklarını da kabullenmekte zorlandım. Notlarımda da s.246 da pislik Kürşad... yazmışım. Kitapta köy enstitülerinden bahsetmesi ve şimdiki zamanı düşününce bana keşke hiç kapatılmasaydı dedirtti. Memuriyette bile erkek-kadın ayırımı olması beni üzdü. Neden her yerde cinsiyet ayrımı, neden önce insan olarak düşünülmüyor... Bu arada laf atan satıcıya da kanunî yollardan haddini bildirmesine çok sevindim. Erkekler de edepli olsun... Hele bir de eserde geçen “dul kadın” konusu, itibarı azalmış kadın olarak görülmesi, arkadaşlarının bile davranışlarının değişmesi, kadının yaşamını zorlaştırmaktan başka bir şey değil... CUMHURİYET KADINI biz okurlara o kadar çok şey anlattı ki... yaşadığı her bir sahne gözümün önünde halen, etkisinden kolay beri çıkamam sanırım. Ne olursa olsun kendimiz için mücadeleye devam. Medeni Kanun’un ve arkasından hiç aklımıza düşmeyen Soyadı Kanununun bize neler bahşettiğini, 2.Dünya Savaşını, ‘yok’ u ‘var’ etme arzusunu, cesareti ve ödenmesi gereken bedelleri, aşka teğet geçen seçimleri Aliye Hanım ile birlikte adım adım deneyimlemiş oldum. Eseri kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Yazarımızın emeğine yüreğine sağlık. #aylinbendis #kendigölgesinde #okudumbitti #yorum #1940’lar #kadınhukukçular
Kendi GölgesindeAylin Bendis · Kent Kitap · 20245 okunma
·
40 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.