ZATEN O ŞARKIYI BEN SANA YAZMADIM
“Hiç umut yokken sıradandır insanın hayatı. Ama bir umut ışığı yandığında her şey değişir. Umuda alışır insan. Başka bir dünyanın mümkün olabilme ihtimaline inanır. Fakat onu bir kere kaybetmeye görsün eskisinden daha da bedbaht bir hal alır yaşamı.”
“Birini kaybetmemek için kendinden vazgeçmek, kaybetmenin başka bir biçimiydi.”
Umut & Elif karakterlerinin karmaşık olan yaşanmışlıkları konu alınmış. Şahsen Umut için çok üzüldüm. Bile bile görmezden gelinmesi ve kızın ailesinin onu küçümsemesi üzücüydü. Hassas bir çocukken yılların ondan çok şeyleri alıp götürdüğü, duyarlılık, empati, incelik duygularının kalmadığı... İnsanlar yaşadıkça karşısına çıkanlar tarafından bazı duyguları resmen mezara konuyor ve ruhsuz, acımasız insanlar oluyorlar... Eski zamanlarda insanların oteller yerine birbirlerinde kaldıklarını da dile getirmiş yazarımız. Evet artık önceden yaşanılan ortamlar yok, aile ve dostluk kavramları yavaş yavaş yok ediliyor ve yalnızlaşan insanoğlu gündemde... Hayatlar dışarıdan göründüğü gibi toz pembe değil diyerek acı gerçekleri vurgulamış. Hani derler ya dışı seni içi beni yakar diye...
Aşkı için hep kendinden ödün veren bir Umut ve bunu görmezden gelen bir Elif... O kadar çok kızdım ki karakterlere, sanki çocuk oyuncağı, duygularla, hislerle dalga geçer gibi ansızın kaybolmalar sinirimi bozdu. Ancak ters köşe bir final ile son buldu. Eseri okurken ara ara sıkıldığımı söylemeden geçmek istemiyorum. Kitap bana pek hitap etmedi.
#orkungalolar #zatenoşarkıyıbensanayazmadım #okudumbitti #yorum