·520 syf.····Okunma: 05 Aralık 2024 14:07 (Spoiler)Her şey şeytanın (Profesör Woland) dünyaya inmesi ve kendisiyle münakaşaya giren iki şairden biri olan Berlioz’un kafasının trenin altında kalarak kopmasıyla başlıyor. Şeytan ve arkadaşları adeta tüm Moskova’nın aklını yitirmesine neden olan bir illüzyon oluşturuyorlar. Mihail Bulgakov romanıyla dönemin Rusya’sını karakter ve mekan anlatımıyla resmetmiş gibi. Romanda ele aldığı konuyla genel olarak mistik bir hava da oluşturmuş.
Usta ve Margarita’nın birbirine duydukları şüphesiz sevgi, çok etkileyiciydi. Özellikle Margarita’nın Usta’ya karşı olan yoğun duyguları karşısında akla gelebilecek her şeyi yapabilecek gücü bu sevginin içerisinde bulması…
Okumaktan gerçekten keyif aldığım bir kitaptı. Tamamen bitirilmemiş bir roman olmasından kaynaklı bazı soru işaretleri oluşturuyor kafamda ama tahmin yürütmek, kendi kendime sonuca ulaşmaya çalışmak da eğlenceliydi. Bitmemiş olması açısından mı yoksa romanın genel akışından mı kaynaklı olduğundan tam emin olamamakla birlikte romanı bitirdikten sonra durup üzerine düşündürecek bir eser olduğu kanaatindeyim.