Platon'un bu kitabı, okuduğum diğer kitaplarına göre cümleleri biraz daha dolaylandırmış olsa da, okuyucularına, karanlık yolunda ışık arayanlara, dil felsefesinin başlangıç noktası, dilbiliminin kaçınılmaz başvuru kaynağı, dille ilgili kafamızı kurcayan bir sürü sorunun ilk telâfuz edildiği metindir.
Okurken dillerin gelişimini, isimlerin hangi amaç ve çözümler doğrultusunda konulduğunun en ince detayına kadar bizleri aydınlatmaya çalışıyor.
Felsefede aydınlanmanın ilk adımı kitapla başlar. Öncü filozofların soruları ve o sorulara kendilerinin verdiği yanıtları, kitabın son sayfasını da bitirdikten sonra, okuyucu da zihninde istişare ederek kendi doğrusunu bulur.
Kratylos ve Hermogenes'in Sokrates'e eşlik ettiği bu kitapta, Sokrates'in rehberliğinde ilerleyebilir, onun her soru işaretiyle oluşan tezini, bir sonraki soru işaretiyle ilerletmesi, sizlerin de kafasında bir sürü soru işareti oluşturabilir.
Fakat soru işaretleri arasında, yolunuza ışık olacak soru ve cevabını barındıran kısma denk gelebilirsiniz. Geldiğiniz bu kısmı nakış gibi hafızanıza işler ve kendi fikirlerinizi de ekleyerek içsel istişarenizi yaparsanız, farkında olmadan farkında olmanız gereken bir gerçeği, bir yaşam temel taşını sorgulamış ve cevabını bulmuş olabilirsiniz.
Herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.