·236 syf.····Okunma: 20 Aralık 2024 00:00 “ Zira insan derdini anlatınca hafifliyor; hele derdini anlattığı adam, bu hikayeden biraz da etkilenirse adeta derdine ortak olmuş gibi kabul ediyor. “
Ahmet Mithat Efendi ile tanıştığım ilk kitaptı. Tanzimat dönemi edebiyatındaki “kötü kadına” karşı bakış açısını değiştirmeyi amaçladığını satırlarında görebiliyorsunuz. Her kötülüğün altında bir neden olduğunu, kötülüğün doğuştan gelemeyen bir şey olduğunu hissettirdi bana sayfalarında açıkçası. Severek okutuyor kendisini. Fakat dönemin dilini de düşünecek olursak bazı noktalarda anlaması güçleşebiliyor. Lakin yine de konuya bağlıyor sizi. Kitabın baş karaterlerinden Ahmet beyin, kalyopiye yaptığı fedakarlıklar da yüzünüzde tebessüm ediyor.
-spoiler- iki baş karakteri mutlu bir aşk ile zihnimde ilerlettim kitabı, aslında hiç böyle bir emare yoktu ama ben kendi içimde bu iki baş karakteri yakıştırdım açıkçası. Evet aralarındaki yaş farkı fazla ama bu benim zihnimdeki gidişatı etkilemedi. Kitap öyle bitmedi zaten. Öncesinden belliydi benim düşündüğüm gibi bitmeyeceği ama ben yine de öyle olacağına inandım son ana kadar:)
Kitap genel olarak iyi bir deneyimdi benim için. Önerebileceğim kitaplar arasına girer. Her ne kadar bazı yerlerde zorlansam da yazarın dilini beğendim.
10 üzerinden 7 veriyorum.