Beynimiz duygularımızı dizginleyecek yasalar koyabilir, ama ateşli tutkular soğuk kuralların üstünden atlayıp geçer: Gençlik denilen çılgınlık öyle bir tavşandır ki kötürüm olan doğru bir öğüdün ağlarının üstünden atlayıverir.

Ben öylelerini bilirim ki, 
Hiçbir şey söylemedikleri için adları akıllıya çıkmıştır;
Eminim, ağızlarını bir açsalar,
Onların budalalıklarını lanetlememek için
Herkes kulaklarını tıkardı.
Huzur çıkmazı kitap açıklaması ve incelemesi:
“Huzur Çıkmazı”, orta yaşlarında bir öğretmen olan Memnun Bey ile eşi Zennube’nin ilişkisi üzerinden ilerleyen, psikolojik ve felsefi alt metinleri güçlü bir eser. Zennube, eşinin rahatsızlanması üzerine ruh doktoru Hâzık Bey’i eve çağırır ve hikâye bu olayla başlar. Memnun Bey; iyi niyetli, romantik, eşine son derece bağlı ve baskın olmayan bir karakter olarak çizilirken, Zennube daha gerçekçi ve baskın bir profil sergiler. Süreç içerisinde Zennube ile Hâzık Bey arasındaki ilişki, doktor-hasta sınırını aşarak duygusal bir boyut kazanır. Zennube’nin, Memnun Bey’in aşırı romantik tavırlarından uzaklaşıp Hâzık Bey gibi daha realist bir karaktere yönelmesi de hikâyenin temel çatışmalarından birini oluşturur.
Bir süre sonra Zennube ve Hâzık Bey, yaşananları Memnun Bey’e açıklamaya karar verir. Ancak Memnun Bey’in buna verdiği tepki oldukça dikkat çekicidir: O günün 1 Nisan olduğunu söyleyerek yapılanları bir şaka gibi karşılar ve onları tebrik eder. Tam da bu noktada eserin asıl meselesi belirginleşmeye başlar. Kitap, her durumda sükûnetini koruyarak iyilikle yaklaşmanın insanlar üzerinde nasıl rahatsız edici ve sarsıcı bir etki yaratabileceğini sorgular. Benim yorumuma göre Memnun Bey aslında her şeyin farkındadır; fakat bunu doğrudan ortaya koymak yerine, adeta bir filozof gibi davranarak tavrıyla karşısındakilere bir şey kanıtlamaya çalışır.
Bu düşünceyi fark ettikten sonra, eserin önceki bölümlerindeki bazı diyalogların da aslında bu alt metni gizlice desteklediğini gördüm. Yazarın kullandığı diyaloglar ve kelime oyunları, karakterlerin gerçek niyetlerini tam olarak açığa çıkarmadan ilerliyor. Bu nedenle Memnun Bey’in gerçekten saf mı olduğu yoksa bilinçli bir şekilde mi böyle davrandığı sorusu, kitap boyunca okurun