Bazı hayatlar vardır acıya gebe. Doğduğu an başlar omzuna yükler binmeye. Taşıdıkça yük ağırlaşır, ağırlaştıkça daha çok ezilirsin altında. Sanki yok etmek ister hayat.
Emre' nin hikayesi de böyle başlamıştı. 2 yaşındayken bir trafik kazasında kaybetmişti annesini. Babası ile yapayalnız kalmış ve farklı evlerde farklı insanlarla annesiz büyümüştü.
Ilkokul yılları babası ile babaannesi ve dedesi arasında yer değiştirerek geçmişti. 1.sınıfa babasının yanında giden Emre 2.sınıfa babasının Ankara'ya tayini çıkması yüzünden babaannesinin yanında gitmişti. 3.sınıfta Ankara'da babasının Seher hanımla evlenmesi üzerine onların yanında okumuş ama babası rahatsızlanınca yeniden babaannesinin yanına eski okuluna gelmişti 4.sınıf için.
Mahru ateşi tam da bu zamanda düşmüştü Emre' nin gönlüne. Yıllar geçtikçe ateş kör olmuş ve yakmıştı Emre'yi.
Lise yıllarında konuşmaya ve görüşmeye başlayan Emre babasının rahatsızlığı ve boşanması üzerine zor bir süreçten geçmişti.
Mahru ile aralarında ki çalkantılı ilişki ne yana savrulacaktı?
Emre yüreğini yakıp kavuran bu ateşi nasıl dindirecekti?
Hüznün, yalnızlığın, aşkın, vedanın, kavuşmanın adıydı Mahru.
Sıcak ve duygu yüklü bir hikayeye varım diyorsanız bu kitap tam size göre.
MahruEmrehan Kanber