Mehmet Salim Öztoksoy’un ‘Ol’ Dedi Oldum adlı eseri, insanın varoluşsal arayışını, bireysel gelişimini ve manevi yolculuğunu ele alan derinlikli bir yapıt olarak dikkat çeker. Kitap, isyan, teslimiyet, değişim ve kendini keşfetme temalarını işlerken, aynı zamanda insanın içsel gücünü keşfetme sürecine dair bir rehber niteliği taşır. ‘Ol’ Dedi Oldum, bir nevi insanın "gerçek benliğini" bulma ve yaşamın anlamına dair büyük sorulara cevap arama çabasıdır. Bu eserde, bireyler sadece fiziksel değil, ruhsal ve düşünsel düzeyde de bir dönüşüm yaşamaktadır. Öztoksoy’un dili, ‘Ol’ Dedi Oldum’da son derece sade, etkili ve akıcıdır. Kitap, okuyucuyu yalnızca bilgiyle değil, aynı zamanda duygusal olarak da etkiler. Yazar, dilini kullanarak insanın içsel dünyasına dair derinlikli düşünceleri okuyucuya aktarırken, aynı zamanda yaşamın anlamına dair sorgulamalar yapar. Kitap, felsefi bir derinlik taşırken, aynı zamanda özlü ve doğrudan bir anlatım tarzı benimser.
Öztoksoy’un üslubu, okuyucuya bir rehberlik sunmakla kalmaz, aynı zamanda kişisel bir dönüşüm için çağrıda bulunur. Dilindeki açıklık, anlamı derinleştirirken, karakterlerin yaşadığı içsel yolculuğa dair hisleri ve düşünceleri çok net bir şekilde ortaya koyar.