Puan vermedi·272 syf.····Okunma: 14 Aralık 2024 22:58 2024 yılında tanışıp hayranı olduğum iki yazardan biri Ishiguro. Hikayeyi bir yıllar öncesinden bir yakın bir geçmişten aktarılan parçaları birleştirerek bir yapboz çözmemizi istercesine aktarması sözde sıradan dursa da okurken çok sıradışı ve keyifli bir atmosfer yaratıyor. Ana karakter yani anlatıcı bir şeyleri hatırladıkça bütünün parçalarına ulaşıyoruz; bu da kitabı okumadığım her anda aklımın kitapta kalmasına sebep oldu. Bütüne hakim olmak ve karakterlerin davranışlarını, duygularını kendimce mantıklı bir düzleme oturtmak için sürekli kitabı okumak istedim.
Kitap şu an hastabakıcılık yapan Katie adında bir kadının büyüdüğü yetimhaneye dair anılarını tazelemesi, arkadaşlarıyla yaşadıklarını düşünmesiyle başlıyor ve bölümler ilerledikçe bu yetimhanenin sıradan bir yetimhane olmadığı yavaşça ortaya ortaya çıkıyor. Yetimhanenin gizemi bir anda ortaya çıkmıyor, yukarıda söylediğim gibi parça parça anlaşılıyor. Bu yüzden kitap sürükleyiciliğini hiç yitirmiyor. Son bölüme kadar yeni bir şeyin ortaya çıkması heyecanıyla okudum.
Yetimhane hakkında keşfettiğimiz gerçek okuru ahlaki olarak test eden bir gerçekti. İnsanların kendisi ve sevdikleri için ne kadar ileri gidebileceği, ne kadar acımasızlaşacağını hatırlattı. Bir yetimhanede başlarına ne geleceğini bilen ve bu yüzden hayal kurmaktan bile imtina eden savunmasız çocukların yetişmelerine, duygu ve davranışlarına şahit olmak bu ahlaki ikilemde bir taraf tutma isteğimi alevlendirdi.
Beni Asla Bırakma çok keyif alarak okuduğum, daha fazla Ishiguro okumak için hevesimi arttıran bir kitaptı ama benim için Günden Kalanlar'ın yanında biraz güçsüz kaldı. Günden Kalanlar bence çok daha büyülü ve sıcaktı.