İrfan yolunun yolcusu bu yedi makamı kat eder
İlk makam yabancılarla dolu karanlıklar makamıdır ki orada bu insan ruhu (nefsi natıka) “emmare” diye adlandırılır. İkinci makam, nurlar makamıdır ki orada bu nefse “levvâme” diye adlandırlır. Üçüncü makam sırlar makamıdır ki orada bu nefse “mülhime” denir. Dördüncü makam kemaldir ki orada bu nefse “mutmainne” denir. Beşinci makam kavuşma makamıdır ki orada bu nefse “râdiyye” denir. Altıncısı Mevlâ’nın fiillerinin tecelli makamıdır ki o makamda bu nefse “merdiyye” denir. Yedincisi Mevlâ’nın ad ve sıfatlarının tecelli makamıdır ki orada bu nefse “kâmile” denir.
Sayfa 3341 - Ataç Yayınları·Kitabı okudu
Türk İslâm Tasavvufu
··
1.058 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Yahya Saygan
Gönderi Sahibi
İşte marifet yoluna girmiş olan kişi bu yedi makamdan hangisindeyse ondan sonraki makamların perde gerisindedir. Şöyle ki ilk makamda bulunan o yabancı varlıklarla ikinci makamdaki nurları görmez. İkinci makamda bulunan o nurlarla sırların gerisinde kalmıştır. Üçüncü makamda bulunan o sırlarla kemalden habersizdir. Dördüncü makamda bulunan kemalle kavuşmadan mahçuptur. Beşinci makamda bulunan kavuşma ile Mevlâ’nın fiillerinin tecellilerine varamamıştır. Altıncı makamda bulunan fiillerin tecellisiyle Mevlâ’nın ad ve sıfatların tecelli perdesini açamamıştır. Yedinci makamda bulunan da o ad ve sıfatların tecellisiyle kalmış Mevlâ’nın zatının tecellilerine varamamıştır. Zatın tecellilerini görme imkânsızdır ki o güneşin merkezine bakma gibi gözleri karartıp karanlığa boğar da ondan en küçük bir şey görünmez olur. Şu hâlde en üstün makam Mevlâ’nın ad ve sıfatlarının makamıdır. Onun için bütün Mevlâ dostları, yakınları “Allah, varlık âlemine pak zatıyla tecelli etmez. Ancak adlarının perdesi gerisinde tecelli eder” hikmetine varmışlardır. Nitekim hadiste şöyle geldi: “Allah’la kul arasında aydınlık ve karanlık yetmiş perde vardır ki eğer o perdeleri açsa yüzünün aydınlığının şiddeti şüphesiz yaratıklarından ona ulaşan gözleri yakardı”. s.3.343