Puan vermedi·132 syf.····Okunma: 22 Aralık 2024 23:41 Türk Akademisyen ve Divan Edebiyatı Araştırmacısı İskender Pala'nın değerlerimizle ilgili denemelerinin yer aldığı bu kitabını yıllar önce almış okumadan kitaplığımın rafına koymuşum. Zamanı şimdiymiş demek ki.
Kitabın arka sayfasında şöyle ifade ediyor yazar kitabı yazma amacını:
"Okuyucu! Sen burada, bugün artık kaybettiğimiz değerlerimizle ilgili (nezaket, hayâ, tevekkül, merhamet, sabır, tefekkür, sadakat, dua, kanaat, gözyaşı vs.) kırk öğüt bulacak ve bunları şiirsel ilhamlarla okuyacaksın. Belki yazının içindeki öğüdü alacak, kıssadan hisse damıtacak, belki de unutuvereceksin. Ama ben sevgili okuyucu, bu yazıları, Efendim, "Her kim benim hadislerimden kırk tanesini belleyip başkalarına da öğretirse, kıyamet gününde Allah onu bilginler ve fakihler arasında diriltsin!"buyurduğu için yazdım. İsterim ki, sen de öyle okuyasın ve zihninde birkaç gün gezdiresin. Hem kim bilir, bugün dün olduğunda, belki de seninle ikimiz, O’nun meclisinde buluşur, bunları yeniden söyleşiriz."
Dili ağır ama şiirsel ve akıcı. Edebiyat kokuyor buram buram. Daha önce Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk, Şah ve Sultan kitaplarını okumuştum. Keyifliydi.
"Bir baksanıza, hevesin binbir rengine müptela hayatlarımız... Binbir arzu var yüreklerde."
"Oysa bir yüzü kararırken dünyanın, gülümseyen bir çiçek açar hep öbür yüzünde."
"Doğruyu kaybettik ve buzdan aynaları acımasızca kırıldı hakikatin, sevgiler vuruldu en ince yerinden."
"Biyolojik savaşta ölmez bir çocuk, asıl sevgisiz kalınca ölür. Ve " Git başımdan çocuk!"tan sonra binip giderler uçan halılarına çocuklar."
"Sen ölmekten değil yaşayamamaktan kork dostum ve Azrail elma derse çık git hayattan, ardına hiç bakmadan."