Alfred de Musset (1810-1857): İlk şiirleri yirmi yaşında yayımlanan sanatçı, daha sonra oyun, roman ve öyküler yazsa da şair olarak ün kazandı. Oyunlarını sahnelenmek üzere değil, daha çok okunması için yazdı. Bununla birlikte günümüizde dahi sahneye konulan oyunları eserlerinin taşıdığı dramatik değeri kanıtlamaktadır.
Dili ve duygularındaki içtenlik, seyirciyi kavrayan bir şiir ve rüya havası oyunlarının hep canlı ve yeni kalmasını sağlamıştır. Marianne'in Kalbi, Alfred de Musset'nin çok beğenilen ve en sık oynanan birkaç dramından biridir. Yazarın tiyatro anlayışının iyi bir örneği olan bu oyun romantik Fransız dramının yapmacığa kaçmayan, bu yüzden eskimeyen eserleri arasında yer alır.
...
Celio adında aklı başında bir genç, evli ve saygın bir kadın olan Marianne'e aşıktır. Ona mektuplar gönderir, penceresinin altında serenatlar yapar ama ne var ki aşkına karşılık bulamaz. Marianne iffetli bir kadın olduğunu söyleyip durur.
Celio'nun arkadaşı ve Marianne'in kocasının kuzeni olan Octave bir gün yolda Celio ile karşılaşır. Onun aşktan kaynaklı bu hüznüne çare bulmak ister. Celio'nun aksine Octave neşeli, onun deyimiyle biraz deli ve umursamaz biridir. Octave, ne olursa olsun onun aşkına karşılık bulacağını ve onun yüzünü güldürecegini söyler. Bunun için plan yapmaya başlar ve arkadaşı için Marianne'in karşısına çıkar.
...
Marianne'in Kalbi yazardan okuduğum ilk eser. 50 sayfalık tiyatral bir metin. Kitaptaki Celio ve Octave karakterleri yazarın iki kişiliğini yansıtıyor. Celio aklı başında ve sakin biriyken Octave ise tam tersine umursamaz ve neşelidir. Kitap oldukça akıcı. Çapraz okuma yapıp araya sıkıştırdığım bir kitaptı. Tiyatral metin seven herkese öneririm.
Marianne'in Kalbi - Alfred de Musset