İzdüşüm
Bir polis,bir suçlu,bir baba,bir aşık...
Hepsi birbirinden farklı ama hepsi aynı olabilir mi?
Bir polis memuru olan Asım'ın gözünden bakıyoruz dünyaya bu kitapta.Bir gece nöbete giderken küçük bir çocuğa çarpmasıyla başkıyor olay zinciri ve gerçekten kurgu sizi içine alıyor.Sonrasında pişmanlık,suçluluk,yanlızlık,ask,boşluk duygusu,sorgulamalar...
Kendisiyle ve hayatla olan çatışmaları,modern dünyanın bireyi toplum içinde bile nasıl yalnızlaştırdığını çok güzel hisseettirmiş.Olay örgüsünden ziyade olayların altındaki psikolojik duyuş ner bir şekilde ortaya konmuş ki zaten yazarın amacının da bu olduğu görüşündeyim.
Olay örgüsü de çok güzel işlenmiş,yerinde ve tadında betimlemeler bizi hikâyenin daha çok içine çekmiş. Hem realizm,hem natüralizm,hem romantizm... Bir çok edebî tarza dokunup geçmiş bir hikâye diyebiliriz.
Anlatım insanın kendi kendisiyle konuşması gibi akıp giden türdeydi. Şöyle söyleyeyim,pek kitap okuma alışkanlığı olmayan arkadaşım bile 2 günde elinden düşürmeden bitirdi :) Ve bitirir bitirmez "devamı gelecek mi" diye sordu :) Ona göre sonuca bağlanmamış, havada kalmiş bir sondu; bana göre de son donunuşun okura bırakılması ustaca bir hamleydi.
Size hiç spoiler vermedim, hiç detaya girmedim. Sadece şunu söylüyorum : ismiyle müsemma bir kitap!
Yazarımızın kalemi daim, okuru bol olsun.
Başarılarının devamını diliyorum
~cemre poyraz~