·136 syf.····Okunma: 26 Aralık 2024 17:46 Kerem Işık kalemiyle “Toplum Böceği” adlı öykü kitabıyla tanıştım. Güzel ve özgün öykülerdi. Sesini bulan yazar, “Sınır”daki öyküleriyle seviye atlamış görünüyor. Kerem Işık “Sınırın Ötesinde” ve “Sınırın Gerisinde” olarak ikiye ayırdığı eserinde “sınır” sözcüğünü hem coğrafî anlamda kullanıyor hem de bu sınırı zihnimizdeki geçmiş ve bugün arasındaki çizgi olarak değerlendiriyor. Yazar; betimlemeleri, söz sanatları ve dili ile okura adeta edebî şölen yaşatıyor. Birbirinin içine geçmiş öykülerde hem geçmişte kalan güzel hatıraları su yüzüne çıkarma hem de onların keyfine varma eğilimi var.
“Unutulanların boşa çıkan beklentilerin ve geçip giden her şeyin zihnimizin art alanında kendilerine ücra bir köşe tutup yeniden hatırlanacakları o büyülü ânı beklediklerini hissediyorum tıpkı onun gibi evet tıpkı kızıl bulut gibi.”s.43
İnsanların geçmişleri gibi şehirlerin, kasabaların eşyaların geçmişi olduğunun da altını çiziyor yazar.Romanda savaşın; insanları ve şehirleri yok eden bir yıkım olduğu gerçeğiyle bir kez daha karşılaşıyoruz.
Yazar, odağa aldığı çocukluk ve anılar kavramları ile arzuladığı umut dolu gelecek arasında bağ kurarken zaman zaman büyülü gerçeklikten yararlanıyor. Öykülerdeki kahramanların, bir gün güzelliklere ulaşacaklarına dair inançları tam.
“…acının kederin vicdansızlığın olmadığı çok uzak ve çok güzel bir yerde yaşayan ve hiç büyümeyen çocuklar olarak yeniden bir araya geleceğimizi içtenlikle inanıyorum.”
Kitapta efsaneye göre “doğduğumuzda dünyaya bizimle bir deniz kabuğu da düşüyordu. Hayatlarımız boyunca başımıza gelen ve bizi derinden etkileyen tüm anları kırılgan kıvrımları arasına kaydeden bu deniz kabuğunu ölmeden önce bulabilen şanslı insanlar son nefeslerini huzur içinde veriyor…”
Kitabı okuyan herkesin o deniz kabuğunu bulması dileğiyle…