sabahattin ali’nin eşi aliye hanım’a ve kızı filiz’e yazdığı mektupları içeriyor. kitabın içinde mektupların orijinal hali de mevcut. birkaç saatte veya kısa bir seyahatte dahi rahatlıkla okunabilecek bir kitaptı.
son mektubu kızınaydı ve oldukça sıradan bir konu hakkındaydı. gündelik yaşama dair kimi sorularını ve dileklerini sunmuşken bu mektuptan kısa bir süre sonra çok üzücü bir cinayete kurban gittiğini bilerek okumak biraz çarptı beni.
bunun yanında benzer olarak mektubundaki bir kısım da beni çok etkiledi: “ihtiyarlığımda çekilmez bir adam olacağım hakkındaki iltifatına teşekkür ederim. ama bu tahminin doğru çıkmayacak sanırım. çünkü ihtiyarlayacağımı kim söyledi? hep genç kalacağım.”
mektuplar genel olarak gündelik yaşam kaygılarından, eşine duyduğu yoğun sevgiyi içeren cümlelerden, uğraştığı davalardan, yaptığı işlerden bahsediyordu. birbirlerinden uzak olduklarında mektuplaştıkları için haliyle daha çok birbirlerinin iyi olup olmadıkları, ne kadar özlem duydukları ve maddi durumları, eşleri-dostları üzerine konularla doluydu.
sabahattin ali’yi daha iyi ve yakından tanıma imkanı pek sunmuyordu ama yine de okumak güzeldi. özel yaşantısı, ailesi, onlara duyduğu yoğun sevgiye ve ilgiye okuru bire bir şahit kılıyor.