Keşke Gerçek Olsa..
Marc Levy'nin kalemi ile tanıştım mi?
Benim okuduğum ilk kitabı ve bayıldım. Harika güzel bir kurgu ve kalem ile daha tanışmış olmak beni çok mutlu etti.
Özellikle dram okumayı sevenler..
Marc Levy asla kaçırılmaması gereken bir kalem..
Gelelim konumuza,
Lauren, yoğun bir şekilde çalışan bir stajyer doktor. Golden Gate manzali harika bir eve ve bir de köpeğe sahip. Hayatından gayet memnun bir kadın. Son nöbetinden sonra, haftasonu tatilini arkadaşlarının yanında geçirmek için, arabası ile yola çıkar. Sabah erken saatler, yollar bomboş, sessizliğin tadına vara vara yoluna devam ediyorken... Birden arabası yoldan çıkar ve kaza yapar.
Sağlık ekipleri olay yerine geldiğinde, aslında Lauren çoktan ölmüştür. Ama meslektaşı stajyer doktor, ondan aldığı bir enerji olduğunu iddia ederek, onu hayata döndürmeye çalışır ama maalesef..
Cesedi, polis arabasına yüklenir. Polis arabası yolda giderken ani bir manevra yapar ve ceset arabanın içinde düşer. Polislerin düzeltmek için gittiği ceset, nefes almaya başlamıştır...
Bundan sonrasi ise, Lauren için tam bir mücadele.
Derin komada olarak hayatını sürdürüyor..
Arthur, yeni kiraladigi evine yerleşir. Fakat bir gün banyo dolabından bir ses duyar. Şarkı söyleyen bir kadın. Dolabı açar ve o kişi ile karşı karşıya gelir.
Onu gören kadın, beni görebiliyor musun?, diye sorar. Bu ne mantıksız bir soru böyle diye düşünür Arthur.
Sonra kadın kim olduğunu açıklar..
Kiraladığı ev Lauren'nin evidir..
Ve konuştuğu kişi ise komada yatmakta olan Lauren'den başkası değildir..
Delilik mi?
Belki..
Ama Arthur, artık Lauren'nin büyüsüne kapilmistir.
Ve onu hayata döndürmek için elinden geleni yapmaya başlar..
O kadar harika bir kitaptı ki arkadaşlar. İkinci kitap Sizi Tekrar Görmek'i okumak için can atıyorum. Çünkü öyle bir yerde kaldı ki.. kalbim buna katlanamaz. Kavuşmalarıni görmek istiyorum...
Beni çok heyecanlandırdı bu kalem..
Çok..