Ceylan UykusuAyşegül Genç
"Kendimi anlatmaya kimin yarasından başlasam.” sözü Ayşegül Genç’in öykücülüğü üzerine söylenebilecek tek anahtar cümledir diyebiliriz. Bu sözü bizzat kendisi, “Başkanın Adamı” adlı öykünün girişinde kullanmıştır. Bu kitabı oluşturan öykülerin çoğundaki ortak nokta toplumun çoğunluğunu oluşturan Anadolu insanı diyebileceğimiz sıradan insanın hayatında sıradan olmayan devasa yaralar açan dramatik olayların işlenmiş olmasıdır. Bu öykülerdeki olayların tek ortak noktası dramatik öykü türüne yaklaşmaları değil aynı zamanda anlatıcının hayatında da büyük oyuklar açmış olmalarıdır. Ayşegül Genç, işte bu derin izler bırakmış olguları yine anlatıcının kendisinin yaşamış ya da tanık olmuşcasına samimi ve bir o kadar da gerçekçi bir şekilde dile getirir. Aslında bu denli bir samimiyetin perde arkasında büyük bir acı, yalnızlık ötekileştirilmişlik, çaresizlik yatmaktadır. Çünkü anlatılan hayatlar ve kişiler toplumun genelini oluşturan ve çoğu kez görmezden gelinen ama tabana yayılmış büyük bir yığını temsil etmektedir. Böylelikle bu kitlenin yarasına sadece anlatacak kişi değil okur da ortak olmalı/olmakta ve o yaralarda kendisini anlayıp bulmaktadır.