9/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2024 14. kitabı
En çok yarım bırakılan kitap olma özelliğiyle okuması kadar yorumlanması da zor bir kitap şüphesiz, Tutunamayanlar. Dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım. Korka korka başladığım kitabın hiç de öyle korkulacak bir kitap olmadığını belirtmek isterim. Yarım bırakılmasının en büyük sebebi: bu kitabın edebi yönünün dışında popülizme kurban edilmiş olmasından kaynaklanıyor. Çünkü kitabı okumak için belli felsefi, edebi, sosyolojik, tarihi altyapının olması şart. Zira yanına kahve fincanı koyup fotogrsfı çekilerek sosyal medya malzemesi olacak bir kitap değil Tutunamayanlar. Tutunamayanlar'da üç karakter var ki bunlar: Turgut Özben, Selim Işık ve Günseli. Belli bir olay örgüsü yok. Oldukça bulanık her şey. Selim Işık karakterinin intiharı sonrası çok üzülen ve bu nedenle kendini, hayatı, dünyayı hatta varoluşu sorgulayan Turgut Özben'in gözünden okuyoruz olayları. Günseli ise Selim'in sevdiği kadın. Her bir karakter, freudyen bakış açısıyla baktığımızda id, ego ve süper egoya karşılık geliyor. Bir yerde Günseli idi, Selim süper egoyu, Turgut egoyu temsil ederken, başka bir sayfada yer değiştirebiliyorlar.. Zaten kitap da tam anlamıyla böyle ilerliyor. Bir bakıyorsunuz Selim'in hatıralarını okurken Turgut'un iç dünyasında turluyorsunuz. Yanı sıra "Tutunamayangiller"den de bahsediliyor. En göze çarpanı Süleyman Kargı karakteri. Ve tabii ki diğerleri, biz, onlar. Onlar kim? Biz olmayanlar... Yazarlardan bahsediliyor. Dostoyevski'den, Tolstoy'dan, Schiller'den, Goethe'den, Kafka'dan, Nazım'dan... Oğuz Atay tüm bu yazarların tarzlarını harmanlayıp adeta bir edebi şölen sunmuş okura, desem yalan olmaz. Dostoyevski'nin nihilist felsefesi ile anlattığı bireysel varoluş sancılarını, Tolstoy'un bakış açısıyla toplumsal sancıları okuyoruz. Insanın kendi eliyle yarattığı modernitenin o tutsaklığına Schiller'in savundugu özgürlükle baş kaldırıyor. Kafka ve Goethe'nin mektup ve günlüklerle içini döktüğü melankolik anlatışlarından yararlanarak Selim'in günlüğünü sunuyor bize Oğuzcuğum Atay. Sonra Nazım'ınki gibi şiirsel anlatımın olduğu kısımlar var. Hele bir bölüm var ki kitapta; tam 76 sayfa boyunca hiçbir noktalama işaretinin olmadığı ve Selim'in zihninde gezindiğimiz o bölüm. Saramago'yu anımsattı bana. Gerçi o hiç olmazsa nokta kullanıyordu cümleler arasında. Bu kısımda o da yok. Öyle varoluş sancıları çeken bir adamın hikâyesi diyip geçeceğiniz bir kitap da değil asla Tutunamayanlar. Yalnız ontolojik değil aynı zamanda epistemolojik, estetik ve etik açıdan kritik yapma olanağı sunuyor. Oğuz Atay her yönüyle eleştirdiği toplumda zuhur etmş tüm ideolojileri, dinleri, siyaseti, çarpıtılan tarihi eleştirmiş ama öyle sığ bir eleştiri de değil yaptığı. Bir mühendis gibi ölçüp biçerek yapmış bunu. Taşın görünen kısmını değil görünmeyen kısmını da hatta taşın gölgesini bile anlatmış. Ya o mizahlara ne demeli? Hele o hicivler... Hele hele o insanı anlatış tarzı... İnsana dair bütün notalara basmış bu kitapta. Bazen düşünüyorsunuz: Selim Işık gerçek bir insan mı yoksa Turgut'un bu dünyaya tutunamayan tarafını anlattığı bir metafor mu? Olric giriyor sonra araya. Haydaa! Bu da nereden çıktı, diyor insan. Olric'in romnatizmine karşı Turgut'un gerçekçiliğini okuyoruz sonra. Ama öyle ya da böyle kim kimdir ayırt etmeden mutlaka kitabin bir yerlerunde buluyor kendini okuyan. Uzun, meşakatli ama bir o kadar da doyurucu bir kitap yolculuğuydu benim için Tutunamayanlar. Ve Oğuzcuğum Atay, "Kör ölür badem gözlü olur" atasözünün hakkını her seferinde vermeyi başarmış olan toplumumuzca değeri çok sonradan anlaşılan Oğuzcuğum Atay. Türk edebiyatının çok nadide bir detayı şüphesiz. Kitaplarla kalın. Çav bella "Kitapçıların ve çiçekçilerin bazı özellikleri olmalıdır Olric. Gelişigüzel insanlar bu mesleklerin içine girmemeli. Kitaplar ve çiçekler özel bir itina isteyen varlıklardır. Ne yazık, bu meslekler de artık olur olmaz kimselerin elinde, sattıklarıyla ilgileri olmayan kişilerin. Durmadan kitaplara ve çiçeklere eziyet ederler, onlara nasıl davranılacağını bilmezler. Bana kalırsa, bir ‘kitapları koruma derneği’ kurmalı ve kitaplara kötü muamele edilmesini önlemeli."
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
·
71 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.