·608 syf.····Okunma: 24 Kasım 2024 00:50 Bu seriyi aşırı merak ediyordum, okuduğum yorumlar beni fazlasıyla beklentiye sokmuştu. Kitabın türü fantastik. Bu kitap, tanrıların arka planda olduğu, krallıkların, canavarların, başka türlerin ve elf büyücülerin olduğu bir evrene davet ediyor. Yazarın anlatımı bazı yerlerde fazla ayrıntılıydı -bahsettiğim konu değil anlık iç diyaloglar- o kısımlar bir tık sıksa da göz ardı edilebilecek düzeydeydi. Kitabı beğendim ama umuyorum ki ikinci kitap daha hareketli geçecektir.
Romeria, New York City de mücevher hırsızlığı yapan ve bu işte fazlasıyla iyi olan biridir. Hayatına giren bir kadının kılıç zoruyla onu ele geçirmesi ve belirsiz bir anlaşmaya mecbur etmesi ve hiç haberi olmadığı bir dünyaya geçiş yapmasıyla her şey karmaşıklaşır. Büyülerin, elflerin olduğu yeni bir diyar ve bedeninde uyandığı elf prensesinin onlara ihanet ettiği gerekçesiyle onu öldürmek isteyen bir krallık ve hayatta kalıp anlaşmayı yerine getirmek için vermesi gereken mücadele...
Yeni dünya düzenine ayak durması, olmadığı bir kişi gibi davranması ve bu zorlu durumunda tehlikelere göğüs gerip nişanlısı Kral Zander ile mecburen anlaşmaya varması gerekiyordur.
Kitap o kadar katmanlı ki.. Romeria'ya üzülmemek elde değil. Ama neyse ki bulunduğu her duruma kolayca adapte olması, hayatta kalmak için elinden geleni yapabilecek bir zekaya sahip olmasıyla bazı şeyleri biraz daha kolaylaştırıyor. Kral Zander ile olan ilişkisi gün ve gün değişikliğe uğrarken keyifle okumakta bize kalıyor. Krallıklar arası stratejik hamleler, duygusal karmaşalar ve ihanet üstüne ihanetin olduğu bol karmaşalı bir kitap. Kral Zander'e de üzülüyor insan, her şeyini kaybediyor ama krallığı için her daim ayakta durmak zorunda. Ben keyifli okudum, kesinlikle tavsiye ederim.