Merhaba arkadaşlar. Son ana kadar 1974 baskısını okuyacaktık ki –isteyene yine onu atabilirim- İthaki Yayınları sayesinde güncel, düzenli ve oldukça kaliteli bir baskı okuma fırsatımız olunca bunu değerlendirdik. Yazarın da asıl tanındığı ve ününü borçlu olduğu eser bu eser, aynı zamanda yine onu tanıtan bu isimdeki filmi de ilk fırsatta seyretmek istiyorum. Şimdi biraz kitabı anlatalım istiyorum. Ve filmi de en sona ekleyeceğim.
Bazı bilgileri önceden almak iyi mi yoksa kötü mü emin olamıyorum. Çünkü bu eserin yazımı, ardından filme çekimi ve o filmin senaryosunu yazan yazarın filmin ardından bir de Oscar alması haliyle beklentimizi de yükseltti. Bu yükselen beklentiyi tam olarak neyi ifade ediyor bunu bilmiyorum ama çok daha etkileyici, çok daha sarsıcı bir kitap beklentisi oluştuğunu söyleyebilirim.
Kuzey Irak'ta başlayan bir roman var elimizde. Bu dönemin yazım türünü değiştiren ve korku romanlarını öne çıkaran romanda, bizler yaşanmış bir vakanın kitaba aktarıldığını öğreniyoruz. Bu şeytan çıkarma, cin çıkarma, ne bileyim bu meseleler üzerine dünyanın her bölgesinde belirli inanışlar ve ritüeller mevcut. Yazar da 1950 yılında bu konu üzerine bir mesele duyuyor ve bunu 30 yıl sonra kaleme alıyor. Kuzey Irak ile başladığımızı söylemiştik. Peder Lankester Merrin adlı rahibin burada arkeolojik bir kazıya liderlik ettiğini ve antik kalıntıları inceleyerek başladığımı söylemek istiyorum. Burada antik bir Asur İblisi bulunuyor ve bunun üstünde bazı uyarılar yer alıyor. Bu uyarılardan sonra esere dönüş yapıyoruz ve başlıyoruz.
Georgetown’a geri dönüyoruz ve burada bizleri Regan Teresa McNeil isminde bir kız çocuğu karşılıyor. Bu kız, annesi Chris McNeil ile birlikte yaşıyor. Birlikte bir ev kiralıyorlar ve burada Captain Howdy yani bir varlığı öğreniyoruz. Ouija Tahtası diye bir cisimle de bu varlıkla iletişim kurmaya çalışılıyor. Regan bu vakitten sonra yavaşça değişime başlıyor ve psikolojik ve fiziksel değişimler hiç durmuyor. Yani basit bir yemek yemek veya uyku uyumak bile artık vazgeçilen bir aktivite olurken kız artık tamamen sessiz ve içine kapanık birine dönüşürken aynı zamanda saldırganlaşıyor. Anne ise aslında pek çok ebeveyn tepkisini gösteriyor ve kızın yaşadıklarını kocasıyla olan boşanmasına ve babasının yokluğuna karşı gösterdiği bir tepki olarak düşünüyor.
Diğer yandan Chris yani anne, kızı Regan’ın yaşadıklarıyla ilgili bir çözüm bulmakta zorlanıyor. Onu psikiyatri ve diğer tıbbi tedavilere götürüyor ancak bir sonuç alamıyor. Ateist olan annenin son çaresi bir rakibe gitmek ve bir Cizvit rahibi olan Peder Damien Karras’a başvuruyor. Bu pederin ise annesini yakın zamanda kaybetmiş ve bir inanç boşluğuna düşmüş olduğunu öğreniyoruz. Bizler ise aynı zamanda Regan’ın karakter özelliklerine odaklanmaya devam ediyoruz. Onun da tıpkı pek çok çocuk gibi utangaç, çekingen, sessiz, iyi kalpli ve sevecen olduğunu öğreniyoruz.
Ayrıca filmin bağlantısını da buraya bırakalım unutmadan:
filmmodu16.com/the-exorcist-tu...
Şimdi biz okurlara bir de soru sormak istiyorum. Peki, gerçek şeytan kimdir? Bir de kitap hakkında soru sormak istiyorum. Yahu arkadaşlar, bu dedektif karakteri olaya nereden nasıl dahil oldu mantıklı açıklaması olan biri var mı?
Daha önceki incelemelerimiz ve okumalarımız:
#12677970
Okumalarımız:
Lejyon
Şeytan Çıkaran (Şeytan)
Hepimize iyi okumalar dilerim.
Şeytan ÇıkaranWilliam Peter Blatty · İthaki Yayınları · 0314 okunma