5/10
·78 syf.··
2024 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2024 01:43
Evrende insanlığın varoluşunu sorgulayan ve geleceği hayal eden derinlikli öykülerle bilimkurgu edebiyatı gelişme aşamasında olduğunu gösteriyor. Her biri farklı temalarla şekillenen bu öyküler, insan ruhunun en derin köşelerine dokunurken teknolojinin ve doğanın karşıtlıklarını ele alıyor. Ay’da keşfedilen renkli ışıklı yaşam formlarından, uzayda karşılaşılan bilinçli varlıklara kadar pek çok farklı tema, insanın sınırlarını aşan bir keşfe dair umutları ve korkuları harmanlıyor. Distopya, simülasyon, yapay zeka ve ekolojik sorunlar gibi toplumsal eleştirilerin de öne çıktığı bu eserler, bireysel ve kolektif bilinçle insanlık tarihinin geleceğine dair düşündürücü sorular sormaktadır. Her öykü, kendi dünyasında bir çıkış yolu ararken insanın varoluşsal meselelerini irdeleyen bir derinlik sunuyor. Merhaba (Ali Burak ÖZKAYA); Yerli bilimkurgu öyküsünde insanoğlu, uzay gemisiyle Ay'a ayak bastıktan sonra ayın yeraltından saklanan rengarenkli ışıklı yaşam formunu taşıyan cisimi keşfediyorlar. Nöral teknolojisiyle uzaylılarla iletişim kurulacağına dair Aylı yaşam formunda çalıştırmayı düşünüyorlar. Murat ve öğrencileri arasında ilk temas öncesi heyecanından dolayı öğrencilerden Murat'ı öldürürken aslında ilk teması Murat sağladığını geç öğreniyorlar. Bu yaşam formuna ad verilmesi çok güzel bir durumdur. Abuk sabuk adlandırmadansa adsız kalmasını yeğleriz. Sarmalın Döngüsü (Elif KALAY); Yerli Bilimkurgu Yükseliyor Bilimkurgu Öykü Seçkisi 2024'te yer alan Eksik Yüz adlı öyküyle kıyasladığımızda bu öykünün yerli ve bilimkurgu öyküsü olduğunu görüyoruz. "Hepimiz bir simülasyonun içindeyiz." mottosu, bilimkurgu öyküsü olarak vücut bulduğunu görmekle kalmayıp öyküye hangi açıdan baktığımız önemlidir. Öyküde; bir mafyanın kendine uygun eleman yetiştirmek ve yaşadığı hayat aslında simülasyon olduğunu bilinçaltına nüfuz edildiğini görüyoruz. Yani var olan sistemlerin özellikle bağnaz müslümanların, düşünen, araştıran ve soru soran müminler olmasını istemezler çünkü kurduğu düzenin tıkır tıkır işlenmesini istiyorlar. İstasyon 581C (Gökcan ŞAHİN); Yerli bilimkurgu öyküsünde insanoğlu, kıyamete yakın bir zamanda uzaya uzay gemileri gönderip başka gezegenlerde yaşam istasyonları kurup kurmayacağımız tartışıladursun. Kısmen sürükleyici olmasının nedeni öykünün başkarakterinin yaşadıkları aniden havalanan uzay gemisiyle Gliese 581C gezegeninde başka bir yere gideceklerini düşünülüyor. Öykünün devam et havası var. Yavruağzı (Ekin AÇIKGÖZ); Yerli bilimkurgu öyküsünde didaktik anlatımlarla renklerin dünyasına girdikten sonra üretilen çiplerin insanları anında istenilen duyguyu verip vermediğini tartışılırken mantıklı bir yaklaşımla duygular ise insan ruhunun meziyetleri olduğu için duygusuzlaştırmak ise hipnotize ürünü olabilir. Kadının annelik ve çocuk sevgisi gibi duygularından mahrum edenin belki de Çelik'tir. Acaba intikam duygusu mu yoksa sevdiği kadının üzülmemesi için mi programlanmış çipi kadına monte edilmiştir. Yeşili Koru (Süleyman SÖNMEZ); Gezegenimizin bitki örtüsüne sahip çıkmasak gelecekte yeşilci bir insan çıkıp kurduğu mekanizmaya bitki örtüleri koruduğu için insanoğlu aç kalmaya başlıyor. Bu da ellerindeki yeşillerinin kiymetini anlamaya çalışıyor. Öyküde gereksiz ayrıntılardan dolayı ilk satırlarda sıkıcılık hakim olurken insanların azimli bir şekilde depoya gidişleri öykünün kırılma noktası oldu. Öykü, sıkıcı ve durağan yapısına rağmen takdiri şayanlara layıktır. Son Görev – Ramo (İnan SABIRCAN); Durum öykücülüğünü bilimkurgu türünde başarılı kılan kalemin bu öyküsü, bu tarzı sevenlerin gözbebeği olacağı su götürmez bir gerçektir. Distopya tarzında öyküde insanoğlu yeraltına çekilirken yapay zekayı yöneticiler, alt sınıfı nasıl köleştirmenin sonuçlarına değiniyor. 7D teknolojisi yerine artırılmış gerçekçilik yani öykünç yazıcılar demek daha doğru olur. Bilgisayar ve yapay zeka tarafında DNA kodlamaları üretilir mi? Onu tartışmaya açık hale getirmeliyiz. Öykünün sonu yarım kalmış gibi. Ramo ile konuşan karakterin neyi aradığını hatırlasaydı heyecanlı bir son olurdu. Resif (Esra ALTUN); "Atlas" baş karakterden dolayı Türkiye Türkçesi ile yazılmış Helen bilimkurgu öyküsünde insanoğlunun uzay çağını yaşadığı dönemde Satürn'ün soğuk uydusu Enceladus'u hapishane uydusu olarak seçildiğini görüyoruz. İnsanlar, farklı türleri araştırırken düşünce ile iletişim kuran uzaylı türleri keşfediyorlar o uyduda. Atlas da hem uyduya geldiği günden beri uyduyu ve oradaki türleri analiz ederken Düşünce Gözlemcileri karşısına çıktı ve gördükleri karşısında şaşkın bir şekilde konuşunca onun insan olduğunu anladılar. Uzaylı türleri farklı iletişim kanallarını kullanabileceğini öngörmeliyiz. Müesses Nizam Ve Ahtapot – (Sinan C. GÜLDAL); Bu öykünün hem distopya hem de düşsel kurgu olmasının nedeni bilimkurgu yanı oldukça zayıf kalıyor. Hatta mevcut düzene göndermeler yapan hiciv bir öykü niteliğinde olduğu için distopya kabul etmemizin ikinci şartı oluyor. İlki 2055 yılında İstanbul depremiyle İstanbul yerle bir olunca hem yönetim hem de belediyecilik yıkılan İstanbul'u yeniden inşa etmiyor. Öyküdeki mantık hatası birden bire ortaya çıkan ahtapotun neden hödük şöförü ruhen alıyor. Belki de bu yönüyle Barış Müstecaplıoğlu'nun Ahtapotun Rüyası adlı romanından etkilendiğini görüyoruz. O romanı okuyanlar, bu öyküdeki ahtapot detayı ne anlama geldiğini bilecek. Orion'un Kolları (Nedim Gökhan AYDIN); Türk kalem tarafında yazılan İngiliz bilimkurgu öyküsünde fantastik yönü ağır bastığı gibi "Tesbih eyledi Tañrı’ya o kim göklerdedir dahi o kim yerdedir. dahi o beñdeşsizdir dürüst işli dürüst sözlü." ayeti kerimedeki Tanrı'nın alemlere hükmünü inkar eden imalardan da bulunuyor. Işınlama için yedi kristalin yetersiz olduğu gibi bilimsel bir altyapısı olmadığından dolayı öyküyü düşsel kurguya kaydırıyor. Öyküdeki sıkıcılık ise öykünün durağan yapısından kaynaklanıyor. Öykü, olay öyküsü biçimde yazılsa öykünün içeriği netleştiği gibi akıcılık, sürükleyicilik ve merak uyandırıcılık sahnede olurdu. Ars Longa, Bita Brevis (Halil Fatih AŞGÜN); Küresel çaplı bilimkurgu öyküsünün adını Latince seçmek öykünün içeriği hakkında bilgi vermediğini görüyoruz. Sıkıcı ve durağan geçen öyküde bilgi biyobot hücreleri teknolojisinin araştırmadan ve sağlıkla hiç bağlantısı olmayan insanlarla iletişim kurmanın hazin sonu okunurken diğer yandan bundan ders çıkartan müzisyenin, sağlık dolandırıcıların biyobot bilgi hücrelerinden uzak durup güzel bir sanat kariyeri seçiyor. Zamansız (Barış TOPRAK); Başarısız bir denemenin öyküsü olarak bu seçkinin göz yorucusu oldu. Başarısız deneme oluşunun nedeni ise aşırı derecede didaktik anlatımlarla boğdurulmuş olmasının yanı sıra kendi kültüründe beslenmeyip Serpentia adı seçmesidir. Öykünün kahramanının etrafını çeviren canlıların dillerindeki kelimenin nasıl yerleştiği daha da önemlisi bu kelimeyi yerleştirenlere ne olduğu soruları cevapsız kalıyor. İnançlı okurlar için o detay yersizdir. Bariz bir şekilde Annunaki efsanesinden uyarlanmıştır. Geniş bir yelpazeye yayılan temalar ve yaratıcı bakış açılarıyla dikkat çekiyor. Öyküler, insanın varoluşunu, teknolojiyi, doğayı ve toplumsal yapıyı sorgulayan derinlikli anlatımlarla biçimlenmiş. Ancak, bazı öykülerde anlatımın durağan ve didaktik yapısı, okurun ilgisini kaybetmesine yol açabiliyor. Öykülerdeki bilimkurgu unsurları zaman zaman yeterli bilimsel altyapıdan yoksun kalırken distopik ve fantastik öğeler daha belirgin hale gelmiş. “Sarmalın Döngüsü”, “İstasyon 581C” ve “Resif” gibi öyküler, sürükleyici anlatım ve keşif arayışı ile öne çıkarken “Zamansız” ve “Ars Longa, Bita Brevis” gibi öykülerdeki aşırı didaktik anlatım ve yetersiz temalar, okurun dikkatini dağılmasına neden olabilir. Her öykü kendi içinde bir deneyim sunduğu için bilimkurgu ve distopya türüne ilgi duyan okurlara hitap edebilir. Ancak daha titiz bir seçim yapmayı tercih edenler için bazı öyküler gereksiz derecede karmaşık veya anlaşılması güç olabilir. Genel olarak bu seçki, bilimkurgu severlere yeni perspektifler sunarken daha akıcı ve derinlikli anlatımlar arayan okurlara önerilmeyebilir.
Bilim-Kurgu
Roket 5 - Bilimkurgu Öykü SeçkisiKolektif · Roket Kitap · 20244 okunma
·
236 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.