Merit' de Kartlar Yeniden Dağıtılıyor
6/10
·512 syf.··
2025 1. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2025 05:06
Kindar Victoria Schwab (V.E. Schwab) İnceleme SPOILER içermektedir. Yorumlar uyarı olmadan spoiler ile karışıktır. Sanırım karışık duygular içerisindeyim. Vahşi kitabı "catch me if you can" ve kahraman-villain yüzleşmesini işleyen, daha basit ama odaklı yazılmış bir intikam kitabıydı. Sınırlı ama birbirinden renkli karakterleri, ilgi çekici güç sistemi ve gri tondaki havasıyla gayet keyifliydi ve çok da beğenmiştim. Yalan yok, Kindar' ı da beğendim ama... Bi ilk kitap değil. Sebeplerini kendimce açıklayayım. Öncelikle Vahşi, kendi içerisinde bie konu açmış ve kitabın finalinde anlatacağı tüm hikayeyi anlatıp tatmin edici bir noktada bitirmişti. Okuyucuların aklında bir iki soru kalsa da eğer Vahşi tek kitap olsaydı yine okuyucuyu tatmin ederdi. Kindar, ilk kitapta ucu açık bırakılan soruları alıp büyütmüş ve kitabın geneline yaymıştı. Üstüne yeni karakterler ekleyerek anlatıcı sayısını da arttırmış ve olay örgüsünü daha fazla karakterle genişletmişti. Kitabın 2/3' üne kadar her şey güzel ilerliyordu lakin... Tüm bu genişletilen konular ve eklenilen karakterler hiçbir yere varmadı. Sorun da aslında burada. Karakterlerden başlayayım. Marchella, anlatıcı olarak gelen yeni karakterlerden birisiydi. Başlarda klişe bir dark romance kitabı okuyorum hissi bırakmıştı bende Marchella, hatta flashback sahnelerinde de bu hissi bana yine fazlasıyla yaşattı. Lakin kendisi bu zincirleri kıran, kadınların objeleştirilmesini eleştiren, erkek yönetimini eleştirip kendisi daha iyi bir yönetim vaadeden, girlboss imajlı bir karakter haline geldi. Geldi de, bu karakter kendi eleştirdiği her şeyi birebir yapan birisi oldu. Kendisi zekasını savundu ama zekasını hiçbir yerde düzgünce görmedik. Objeleştirilmekten nefret ediyordu ama kendisi erkekleri etkilemek için yine kendini obje haline getiriyordu bazı sahnelerde. Karakterin çok iyi bir potansiyeli vardı ama elindeki her şey boşa harcandı bana göre. Kendince çok zeki bir plan yaptığını sanıyordu ama ortada bir plan yoktu. Kitap sonunda hiçbir olayı olmayan bir parti düzenlemeye kafaya taktı. O parti o kadar saçma ve gereksizdi ki, sadece Victor ve Eli' nin karşılaşma sahnesi için vardı kitapta. Başka hiçbir olayı yoktu. Ayrıca bu kadar güçlü bir karakter kitap sonunda çok saçma bir şekilde "o kadar da güçlü değilsin" denilerek öldü. Basbayağı potansiyeli harcanmış bir karakterdi... June karakteri ise tam bir muamma. Marchella hakkında eleştiri yapabilecek veya karakter analizi yapabilecek kadar elimizde materyal vardı. Lakin June hakkında kitap boyunca yoktu, kitap finalinde hala yok. June KİM hala bilmiyoruz. Ne geçmişi açıklandı, ne motivasyonu açıklandı ne de gelecekteki hedefi. Karakter tüm kitap boyunca sebepsizce Sydney' e takıntılıydı. O benim triplerine girdi, kaldı ki June ve Sydney arasında Victor ile olan bağın yarısı bile yok. Bu kadın neden kiralık katil oldu, neden mafya babasının peşindeydi, neden Marchella ile ortak oldu bilmiyoruz. Bir de kitap sonunda sırf karaktere motivasyon olsun diye Marchella' yı Sydney' e takık yazmış yazar. Ne alaka, Marchella napsın Sydney' i, konu buraya nasıl geldi hiç sorgulamayın, açıklaması yok. Yazar June' un Marchella' ya ihanet etmesini istediği için Marchella' yı Sydney' e takık yazmış. Başka açıklaması yok. E bu da ikna edici olmuyor tabi okurken. Jonathan karakteri ise, vardı ama akılda kalıcı da değildi. Gerçekten dümdüz bir yan karakterdi. Sap gibi duruyordu sadece, motivasyonu olmayan zavallı bir adamdı. Yeni gelen karakterlerden bahsettiğime göre bir de eski karakterlerden ve kitap boyunca bir yere varmayan hikayelerinden bahsedeyim. Öncelikle Victor. Kitaptan Victor' un pov sahnelerinin %80' ini silin, kitaptan hiçbir şey eksilmiyor. Anlam ve olay bütünlüğü hala aynı. O kısımların hepsi "Victor tedavi için başka bir şifacı arıyo ama bulamıyor" kısımlarından ibaretti. 1. Kitaptaki Victor yoktu bu kitapta malesef. Her adımını temkinli atan değil aksine olaylara bodoslama dalan bir Victor okuduk hep. Sydney ise aynı Sydney' di. Bence sorun da burada çünkü Sydney bu kitapta bedeni bir çocuk bedeni olsa da yaşı 18 idi. Ve kitap boyunca insanların ona çocuk gibi davranmasından dem vuruyordu, lakin... Sydney gerçekten de çocuktu. Zihnen ve cümleler bakımından hiç olgunlaşmış bir karakter okuduğumu hissettirmedi bana. Sanki hala 13 yaşındaki bir çocuğu okuyormuşum gibi hissettirdi. Davranışları da, replikleri de malesef böyleydi. Kitap boyunca Victor' u iyileştirmek ve ablasını diriltmek için bir sürü denemeler yaptı, ordan oraya koşturdu, kitap sonunda büyük bir şey yapacak zannettim lakin elde var sıfır. Ne Victor' u iyileştirdi ne de ablasını diriltti. Kitabın başındaki Sydney nasılsa kitap sonundaki de aynıydı. Bence bu kitapta uzatılan ve bu kitapta olmak yerine 1.kitapta olması gereken sahneler vardı. Onlar da Eli' ın geçmişini anlatan sahnelerdi. Eli güzel yazılmış bir şerefsizdi lakin o kısımlar bana hiç bu kitaba ait gelmedi, belki 1.kitpata okusaydık Eli' ın duygu durumunu ve ruh halini daha iyi idrak ederdik veya ekstra bir bakış açısı kazanırdık. Kitap finalinde de vasat bir şekilde bağlandı, bir anda yaka paça doktor tarafından götürülüp çok acele bir şekilde öldü. Kitap boyunca Eli için daha acılı ve mantıklı ölümler düşünmüştüm. Mesela iç organlarını, damarlarını ve komple içine çimento döküp onu dondurup ardından okyanusa kapalı bir metal kutuda atmak gibi. İçi beton olunca su yüzeyine çıkamaz, su içinde olduğu içinde nefes alamayıp hep ölü kalırdı. Bu yöntemlerden sadece birisi, onun yerine bir anda ortaya çıkan bir ilaç ile sonu geldi Eli' ın. Nasip.... Kitapta bir de aşırı hızlı gelişen ve bence iyi yazılamamış şey işkenceci doktordu. Sen nerden hangi ara nasıl o ilaçları ürettinde Eli' ı durdurabilir hale geldin be adam... Geleyim kitabın en güzel yanına, bu kitapta artık gerçek bir kahramanımız vardı. Dominic. Bize bu kitapta yine gösterildi ki, "kahramanlık" eline silah alıp millete sıkarak, ölümsüzlüğün arkasına sığınıp haltlar yiyerek yapılmaz. Kahraman dediğin elindekilerin kıymetini bilen ve kendi hayatını hiçe sayarak insanları kurtarmaya çalışan kişilere denir. Dominic seri boyunca asker olmasına rağmen silah alıp birilerini öldürmeyen tek kişiydi. Ayrıca bu kitaptaki halinden memnun tek kişi de Dominic' di. Fiziksel açıdan eksikliği olsa da kendisine yeni ve düzenli bir hayat kurmuş, yeni arkadaşlar edinmişti. Kitap sonunda da kendisini düşünmeden hem Victor' u hem de tüm hapis DoğaÜstü insanları kurtardı. Gerçek kahraman işte budur. Bizler de gerçek hayatta kırmızı pelerinli Süperman' i göremeyiz ama yangına dalıp hayvanları kurtaran, yola atlayıp çocukları kurtaran Dominic gibi kahramanlar görebiliriz. Dominic' i bence en sevilesi yapan, bu gerçekçi yanlarıydı. Kitaba karşı çok eleştirisel yaklaşmış oldum ama aslında okumaktan büyük keyif aldım. Bir günde bitti zaten. Lakin farkettim ki, bir konunun uzayıp dallanıp budaklanması her kitapta çok da gerekli değilmiş. Bence 1.kitabı da güzel yapan tek bir konuya odaklanıp basit ama etkili bir hikaye anlatmasıydı. Bu kitapta önümüze onca şey konuştu ama hiçbirisi bir noktaya da varamadı sonuçta. Yine de son 1/3' üne kadar gayet tutarlı ve keyifli de ilerliyordu. O yüzden bana keyifli vakit geçirttiği için 6 puan veriyorum kitaba. Nerden puan kırdıklarımda muhtemelen eleştirdiğim yerlerden anlaşılmıştır.
1000Kitap
KindarVictoria Schwab (V.E. Schwab) · Pegasus Yayınları · 202495 okunma
·
1.018 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ben genel olarak iyi yönlerine odaklandım kendi incelememi yazarken ama dediklerine aşırı derecede katılıyorum bu arada
çok katılıyorum sana (10 verdim o ayrı KFPDMCĞDLCĞFŞĞD) neyse. marcella, june ve john üçlüsü bana da hiç geçmedi. june'u kitap boyunca çok merak ettim ama yazar bana istediğimi asla vermedi. daha çok vic istemitşim o da pek olmadı. bence ikinci bir kitaba gerek yoktu da ama zevkle okudum yine de 🥲 bu kitapta en çok mitch ve dom'u sevdim. asssla ilk kitap gibi değildi
Mentor
Gönderi Sahibi
June' u çok merak etmiştim ve karakter olarak Marcella' dan daha çok sevmiştim bende. Marcella daha vurdumduymaz ve fevri hareket eden bir karakterdi. June herkese dair çok daha şüpheci ve adımlarını dikkatli atan birisiydi. Hala bir gizem... 3.kitap çıkacak mı bilmiyorum bazıları gelmeyecek falan diyor. Umarım gelir çünkü hadi 1.kitapta her şey bir yere bağlanmıştı ama bu kitapta her şey çok yarım yamalak ve çözümsüz bitti. Ayrıcaaa Mitch çok tatlı bir karakter gerçekten! Serideki husband material denilebilecek tek kişi. Umarım Sydney, Mitch ve Dol tüm bu yaşananlardan sonra iyi bir tatile çıkıp artık dinlenirler. :)