·249 syf.····Okunma: 02 Ocak 2025 12:08 Bir kadının, Teresa Aguilera'nın intiharıyla başlayan kalbe dokunan müthiş serüven "Beyaz Kalp"...
Bir kez anlatmayagörsün insan, "Her şey anlatılabilir. Başlamak yeter, sonra çorap söküğü gibi gelir kelimeler."
Eser; yeni evli genç bir çevirmen olan Juan'ın geçmişindeki soru işaretlerine cevap aramakla başlıyor, sonra eserin tanıtımında da söylendiği gibi çorap söküğü gibi geliyor her şey.
Ama bir kez duyulunca bir daha unutulmazlar, söylenenler hep bilinir. (S/220)
Javier Marías'la tanışma eserim oldu Beyaz Kalp. Muazzam bir kalem. Bir kurgu, bir hikâye üzerinden öyle şeyler anlatıyor ki...
Dil nasıl bir ayraç hayatımızda?
Susmak ya da konuşmak hayatımızı, geleceğimizi nasıl belirliyor? Ne çok konuşuyoruz, anlatıyoruz. Sözcükler, kelimeler nasıl etkiliyor hayatımızı? 'Ama'lar, 'belki'ler, 'keşke'ler, 'ya da'lar yaşamdaki virajlarımızı belirliyor. Üzüntülerimizi, sevinçlerimi, hayal kırıklıklarımızı, umutlarımızı belirleyen ne çok sözcük var...
Hikâye var evet hikâye yazılmış ama yazılırken de yazarın ustalığıyla bütün bunlar irdelenmiş, usulca konuya yedirilip okurun tabağına sunulmuş...
"Dil yağmur damlası gibidir" ve dinleyen de sonuna kadar şaşırmak ister, biraz daha duymak, uydurulmuş ya da yalan bile olsalar daha çok, daha çok bilmek ister. (S/222)
Okudukça daha çok bilmek isteyeceğiniz, bildikçe daha çok şaşıracağınız müthiş bir eser.
Sıradan bir insanın hikâyesini okuduğunuzu sandığınızda duvardaki portrelere hapsolmuş kadınların sırlarını, annelerin, kızkardeşlerin, sevgililerin hikâyesini okuyacaksınız...
Yazarın, Hamlet'den alıntıladığı pasajla incelememi tamamlamak istiyorum.
Artık biliriz ve bu bizim bembeyaz ya da solmuş ya da korkmuş ya da ürkek kalbimizi lekeleyebilir. (S/228)
Javier Marìas kaleminle fethettin kalbimi. Diğer eserlerinde buluşmak dileğiyle... Sevgiyle