Gönderi

delirmeyen aklımdan nefret ettim.”
10/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
Merhabalar bugün size harika bir kitap önerisi ile geldim. Joseph Conrad’dan Karanlığın yüreği… Bir politik roman gibi görülse de aslında yürek burkan bir kurgusu mevcut okurken bazı yerlerde gözyaşlarımı tutamadım. Roman sömürgecilik kavramını işlerken romanın ana kahramanı Marlow’un karşılaştığı karanlığı; insan eli değmemiş Kongo’da Avrupalıların yerlilere yaptığı zulmü ve her insanın içinde gizlenmiş olan kötülük yapma isteği dürtüsünü ele alır Avrupa sömürgeciliğinin karanlık, vahşice, insanlık dışı ve acımasız haline tanık oluruz. Acının, kederin, zor şartlar altında çalışmanın ne kadar kötü olduğunu gözler önüne seren, umutsuzluğun bin bir türlüsünü görmüş o zavallı insanları yaşam mücadelesi kitabı okurken ruhumuzun derinliklerine işliyor ve sizi derinden sarsıyor. Gelelim kitabın konusuna; Marlow, heyecan ve para için bir şirketin gemi kaptanı olarak o zamanlar Belçika’nın sömürgesi olan Afrika’da bir ülke olan Kongo’ya gider ve görevi bölgede en fazla fildişini toplayan “bir dahi” olan ancak hastalanan Avrupalı tüccar Kurtz’u bulup İngiltere ’ye geri götürmektir. Marlow’ un heyecan ve aksiyon için yaptığı bu Kongo macerası bir bakımdan Adem ve Havva’ nın cenneti kaybedişi ile özdeşleştirilebilir. Kurtz Kongo’ da sanki bir Tanrı gibidir. Yerlileri çalıştırır, onlara köle gibi işler yaptırır ve hatta dilediği gibi de onları öldürür. Kongo ve Kurtz bir bakımdan bütünleşmiştir ve birbirinden kopamaz ve bu yüzden Kurtz Kongo’ dan ayrılmak istemez. Çünkü onun için en iyi seçenek orada kalıp yerlilere işkence etmek ve fildişlerini kazanmaktır. Ve bu tercihi Kurtz’ü ölüme götürür ve geri dönemeden Kongo’ da ölür. Conrad’ın eserinde yarattığı karakterler simgeseldir. Kitabı okurken dünyanın sömürgeci devletlerine karşı benliğinizde bir nefret oluşabilir. Kendilerine medeniyet taşıyıcısı ya da medeniyet timsali diyen bu beyaz insanların altın ve fildişi uğruna Kongo’ da yaşayan insanlara yapmadıkları işkence kalmamıştır. Değersiz buldukları ya da işlerine yaramayacaklarını düşündükleri yerli insanları acımasızca katlederler. Sömürgecilik parolasıyla yola çıkan bu insanların içinde öfke, nefret ve sahiplenme hırsı doluydu. Bu ölümsüz eserde Batı Emperyalizmi’nin kendi çıkarları uğruna istismar edici çirkin yüzleri ortaya konmuştur. Emperyalizm, Sömürgecilik ve Marlow’un kendi öz benliğini bulma çabası kitapta açık ve net bir şekilde görülür. Romanı bitirince ana karakter Marlow’un Kongo macerasından sonra İngiltere’ ye döndüğünde kendisini yine o mezar kentinde bulması gibi siz de yaşadığınız şehri sorgulayabilirsiniz. İnsanlığın ilerlemesi ve uygarlaşması sürecinde hala işlevsel olduğu ileri sürülen bir dinsel kurtarıcılık tezine dayalı, arka plandaki çıkarları saklamaya yönelik bu şişirilmiş olgular, Conrad romanının tarihsel fonunu oluşturur. Çoğu eleştirmenler ise kitabın psikolojik sembolizmle yüklü olduğunu düşünürler. Bu görüşü paylaşanlar beyaz adam Kurtz’ un ve roman kahramanı Marlow’ un bir eşi olduğunu ve Freud’un “id” veya Carl Gustav Jung’un “gölgesini” temsil ettiğini savunurlar. Eser bir başka boyutta ele alındığında ise Emperyalizm’ in eleştirisi olarak gözümüze çarpar. Eser Avrupa Sömürgeciliğinin uygarlık maskesi altındaki korkunç yüzü, yirminci yüzyılın insanının ahlak yönünden çöküşü gibi birçok anlamlarda da okunabilir. Bunlara ek olarak; Karanlığın Yüreği ünlü yönetmen Francis Ford Cappola’ ya “Apocalypse Now’” isimli sinema filmi için de esin kaynağı olmuştur. Emperyalizm üzerine yazılan en iyi kitaplardan biri “Karanlığın Yüreği” Kesinlikle okuyun diye az kitaba söylerim bu da onlardan biri. Bir sonra ki kitaba kadar kendinize iyi bakın  
Karanlığın YüreğiJoseph Conrad · İletişim Yayınları · 20225,5bin okunma
·
494 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Yine harika bir inceleme 😍 Okunacaklar listesine alındı bile 🤗
Hayriye Öztürk Yıldız
Gönderi Sahibi
Kesinlikle çok tavsiye seversin eminim teşekkür ederim 😘