Evet. Başlıyorum.
İlk önce söylemem gereken bir şey var, bu aşk kitabı değil. Kapağına falan aldanmayın.
Kitabın çoğu yerinde bağırma hissiyle doldum, Hani bağırsam, kitap normal seyrinde ilerlemez, bize yalanları anlatır, sözde mutluluklarla doldurur gibiydi.
Kitabın çoğu yerinde bağırma hissi.
Yirmi sayfada bir kitabı bırakıp duvarı izlemek.
Galiba bu kitap bana iyi gelmedi.
Yazarın kalemi çok.. garip. Evet evet bu kitabı anlatacak kelime bu olabilir.
Okuma durumumun altına okuma esnasındaki duygularımı düşüncelerimi yazdım, onları okursanız belki daha açıklayıcı olur herşey.
—> #262014520
Başlarda monoton aşk kitaplarından biri gibi geldi, işte zengin çocuk fakir kız, gösterişsiz kız yakışıklı oğlan. Hayır. Asla değil.
Yazar sanki bize bu tip kitaplarda sıklıkla konu olan dış görünüşe önem vermemek gibi vesairenin dışında “sonsuz aşk,sonsuz mutluluk” gibi kavramların imkansızlığı üzerinde durarak yazmış.
—•—(diğer çizgilere kadar spoi olabilir)
Konudan biraz bahsedeyim yoksa çok saçma olacak.
Başları geçiyorum çok bir şey yok zaten, Eleanor ve Park otobüste tanıştılar, aynı okula gidiyorlar falan, birlikte şarkı konuşuyorlar park ilk defa elini tutuyor onun buralara kadar klasik bir aşk kitabı.
Daha sonra yavaş yavaş özel hayatlarını birbirlerine anlatmaları falan, o anı güzel yansıtmış, bazı kitaplarda anında gece yatıya kalmaya falan geçiyor bu öyle değildi adam akıllı birbirlerini tanıdılar ve kitapta biraz bile smut yoktu. Bir sayfalık bir şey vardı ama yoktu yani, ben nefret ederim olsa okumazdım zaten.
Eleanor aynı anda üç beş sorunu kafaya takarken
Park’ın tek sıkıntısı babasının ona düz vites öğretmek istemesi.
Daha fazla anlatırsam kitap bitecek, söylemem gereken şeyleri tam anlatamadım belki bir ara düzenlerim incelemeyi.
—•—
Bu arada kitabı beğendim mi beğenmedim mi bilmşyorum. Emin olduğum tek şey şaşırtması. Sadece şaşırttı. Bazı yerlerde çeviriden kaynaklı da olabilir o cümleler çok şeydi.. ergence. Ama zaten 16 yaşındalar kitaptan pek bir şey beklemeyin rakiplerine göre çok düzgün ve temelleri olan bir kitaptı, ergenin teki oturup yazmamış o belli.
Rahatsız olduğum detayları çok yoktu ama rahatsız etti hani;
—bir kısımda kızla dalga geçerken “türbanlı” diyorlardı. Yazar bunu koruma amaçlı mı yaptı kendi iğrenç düşüncesini mi aşılamış çözemedim.
—Asyalılara da sanki biraz ön yargılıydı ana karakter asyalı olsa da. Bilemedim. Bir puan en az buradan kıracağım.
—Konuşmaları söyledim zaten.
—Sonu çok zorlama bitmiş. Kötü son yazacağım diye kendini o kadar kasmış ki bitmeyen ve üç cümle bile yazılmayan son sayfanın yanında teşekkürler kısmını görünce çileden çıktım.
Ergence bulur musunuz bilemem, ben bu tür pek sevmem zaman geçsin diye başlamıştım. Önereceğim bir kitap mı, hayır. Ama aslında önermeyeceğim bir kitap mı? HAYIR. Ne düşünmeliyim bilmiyorum… Ama kötü sonla biten aşk kitabı katagorisinde ilk üçe girer benim listemde, zaten dediğim gibi çok okuduğum bir tür değil. Tam olarak neden beni bu kadar rahatsız ettiği ve sürükleyici olmasına rağmen beğendim diyemiyorum çözemedim, galiba tek sıkıntı sonu, bu kadar okumamın karşılığı bu olmamalıydı. Ama gerçekçi yazılmış işte. Deneyin belki seversiniz, diğer incelemelere baktım yazdıktan sonra ve çoğu kişi hemen hemen aynı düşüncelerle okumuş kitabı.
Beğendiğim alıntıları;
Yok
Eleanor ve ParkRainbow Rowell · Pegasus Yayınları · 20153,305 okunma