Karınca yine deli gibi çalışmış o yaz; dere tepe gezip kış için yiyecek
depolamış.
Ağustos böceği ise yine dalgasını geçip şarkılar söyleyerek çiçek çiçek
gezip eğlenceye vurmuş kendini...
Sonra kış gelmiş.
Karınca tam biriktirdiklerini yemeye koyulmuş ki kapı çalmış:
İki dirhem bir çekirdek Ağustos böceği...
Başında şapka, elinde bavul...
"Hayrola" diye sormuş karınca...
"Paris'e tatile gidiyorum, bir isteğin var mı" diye sormuş bizimki...
Karınca öfkeyle, "Tek bir ricam var" demiş,
"Söyle o La Fontaine denen madrabaza, bir daha öyle poposundan masal
uydurmasın..." Uzaklar