Puan vermedi·568 syf.····Okunma: 04 Ocak 2025 19:13 Bir insan, nereye kadar çabalayabilir? Üst üste başarısız olmak, nasıl olur da insanı bir nebze bile olsa ümitsizliğe düşürmez?
"Kelebek", yazarımız Henri Charrière'nin kendi hayatını kaleme aldığı otobiyografik bir eser. Bir yazarın cezaevi deneyimlerini anlatmasından oluşan ve çokça satılan bir kitap gören yazarımız, "O yazmış, ben niye yazmayayım?" diye düşünerek yazmaya başlıyor eserini ve on üç defterden meydana gelen "Kelebek" çıkıyor ortaya.
Yazarımız, cinayet suçuyla yargılanıyor ve müebbet hapis cezası alarak Fransız Guyana'sına gönderiliyor ama esaretin prangasını asla kabul etmeyerek gittiği her yerde kaçma girişimlerinde bulunuyor ve maceradan maceraya atılıyor.
Kitapta Fransa'nın o dönemdeki yargı sistemine ve hapishanelerine yönelik çok ciddi bir eleştiri var çünkü mahkumlara çok insanlık dışı muamele edildiği çok net görülebiliyor. Bu açıdan kitabın eleştirel tutumunu sevdim açıkçası. Mahkumların kendi aralarında kurduğu dostluklar ya da çıkarlar için birbirlerinin - tabiri caizse- kuyularını kazmaları da kitabın üzerinde çokça durduğu konulardan. Aynı kaderi paylaştığın insanla dost da olabiliyorsun düşman da, gerçekten çok tuhaf... Ama kitaptaki asıl vurgu kesinlikle "özgürlük" üzerine... Kitaba "özgürlük manifestosu" da deniyor zaten. Esareti kabul etmektense, özgür olmak için mücadele ettiği sırada ölmeyi göze alan bir karakterimiz var.
Kitabın edebi ve etik yönüne gelecek olursak; edebi bakımdan bence çok da etkileyici ve edebi hissi yüksek olan bir kitap değil, bu nedenle okurken ara ara sıkıldığım da oldu. Etik açıdan da "Bunu yazmaya ne gerek vardı? Kitabın ve olayların gelişimine ne katkısı var şimdi bunun?" dediğim noktalar oldu, o ahlak dışı kısımlar olmasaydı da kitabın akışında eksiklik hissedilmezdi diye düşünüyorum.
Kitabı bitirir bitirmez, 1973 yapımı olan ve başrolünü Steve McQueen'in oynadığı filmini izledim. Film zaten kitaba çok bağlı kalmış, olayların gelişimi çok benzer. Kitapta zihnimde canlandıramadığım bazı kısımlar, filmi izleyince zihnime çok daha net yerleşti. Kitabı okuyanların, filmi de izlemesini tavsiye ederim.