Osmanlı'nın son zamanları olsa gerek. Alaturka ile alafranga arasında bocalayan kahramanımız, Fransızca konuşmayı ve Avrupai yaşamayı meziyet saymakta. Firuz bey babasından kalan ne varsa har vurup harman savurmakta.
Bir kıza aşık olur. Kıza bir mektup yazmak ister. Mektup için can alıcı cümleler ararken Osmanlı kaynaklarına rastlar. Okuduğunu anlamaya çalışır fakat kendi Osmanlı olan Firuz bey, zihnen ve fikren artık batılıdır.
İlginç olan şu ki kendi zamanın da yaşayan bazı üstadlarına da bir Osmanlı divanından şiir okutturur. Fakat onlarda zihni fukaralardır.
Tanziman döneminin aykırılıklarına dem vurmaya çalışan yazarın bu çalışması, günümüzde ki akıl tutulmasının evvelini bize göstermekte.
İyi okumalar.