·200 syf.····Okunma: 05 Ocak 2025 23:47 Kendini düşün. Ülkenden uzakta, rahat bir hayat sürerken kendi ülkendeki sorunlar için rahatını bozup hayatını alt üst etmeye hazır mısın? Acaba dedin mi?
Karakterimiz, "Acaba?" demeden, aile imkanlarının sınırında kalmadan kendini geliştirip vatanına hizmet etmeye hazırdı. Sonuçlarını düşündükten sonra geri adım atacak onlarca insan varken, o bir an bile düşünmeden en ön safta yer aldı. Çoğumuzun aksine, "Tek başıma ne yapabilirim?" demedi. Vatanındaki Siyonistleri yok etmek için elindeki tüm maddi ve manevi imkanları kullandı. Neden mi? İslamiyet için...
Siyonistler İslam topraklarına zarar verirken nasıl durabilirdi? Ailesini, kariyerini, malını bir kenara koyup canla başla mücadele etti. Yolda yalnız olmadığını gördü. Şehit olmak yarışan yüzlerce insana şahit oldu. Ancak burada savaşarak şehit olmaktan bahsetmiyorum. Canlı bomba olarak şehit olabilme cesareti gösteren yüzlerce insan... Hepsinde Rabbine kavuşacaklarından dolayı var olan bir huzur vardı. Öyle bir iman aşkı ki ölseler de işkence görseler de razılar. Yıllarca hapishanede kalıp işkence gören birinin bile umudunun tükenmediğini gördük.
Anlattıklarım sana bir kurgu gibi geliyor, değil mi? Hayır, bunlar gerçek. Maalesef bizler son birkaç yılda fark etsek de Filistin'de insanlar yıllardır İslamiyet için mücadele ediyor. Bu kitap sadece küçük bir kesit. İnsanlar, gördükleri zulme rağmen Allah demekten vazgeçmiyor ve umudunu kesmiyor.
Peki biz? Biz ne yaşıyoruz da Allah'tan umudumuzu kesiyoruz? İnsan, acı gerçekleri duymak istemezmiş, ama biz onlarla aynı pencereden bile bakamıyoruz. Yıllardır insanlar orada canları yanarken biz neredeydik? Hala nerede olduğumuzu sorguluyor muyuz?
Milyarlarca insan neden İslam'ın ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’yı bir avuç Siyonistten kurtaramadı? Müslüman kardeşlerimiz zulüm karşısında feryat ederken neden kulaklarımızı kapattık?
Bu zulüm sadece Filistin ile sınırlı kalmadı ki... Şu anda duyduğumuz ve gördüğümüz Doğu Türkistan, Yemen, Arakan ve daha niceleri varken, bir de duymadıklarımız?
Haydi, kendi vicdanımızın muhakemesini yapalım. Rabbimizin huzurunda, duyup da sustuğumuz zulümlerin hesabını nasıl vereceğiz?