Puan vermedi·212 syf.··
2025 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2025 23:20
Bu bir inceleme değil, daha çok günlük niteliğinde bir iç dökmedir: Ön sözünün ve son sözünün asıl metinden daha uzun gibi geldiği ve kesinlikle daha çok yorduğu, anlatılanları anlamlandırmaya çalışırken asıl metni neredeyse unuttuğum bir okuma deneyimi oldu. Buradan anlaşılıyor ki teorik ve kurmaca dışı yazıları okumaktan keyif alamıyormuşum. O yüzden ön sözü de son sözü de yüzeysel bir şekilde bir an önce bitsin duygusuyla okudum. Bu da içimde bir eksiklik duygusunun oluşmasına sebep oldu. Yani kitabı bitirmiş olmama rağmen her zaman sanki bitirmemişim, yarıda bırakmışım gibi bir duyguda olacağım. Çünkü yarım yamalak okumuş olsam da ön söz ve son sözün son derece faydalı ve önemli ve hatta gerçek bir okur için güzel yazılar olduğunu biliyorum. Makale niteliğindeki bu yazıları anlamlandırmakta zorluk çekmemin ve bundan dolayı keyif alamayışımın sebebi benim kendi yetersizliklerim… Yılları bulan oldukça uzun bir zaman dilimi boyunca hiçbir şey okumamış olmamın, bunun yerine sosyal medya ve televizyon gibi dünyaya hiçbir faydası dokunmayan faktörlerin beynimi uyuşturmasına dayanan yetersizlikler… Ya da belki bunların hiçbiri değil de doğuştan getirdiğim unsurların yetersizliğidir asıl sebep. Oysa ilk gördüğüm zamandan beri sadece ismiyle bile bana hitap ettiğini bildiğim, daha okumadan benim için özel kitaplardan biri olacağından emin olduğum ama her nedense yirmi yıldan fazla bir süre okumayı hep ertelediğim ve şimdi okuduğumda yanılmadığımı gördüğüm halde genel olarak heyecanımı yitirdiğim için hissetmem gereken heyecanı hissedemediğim bir okuma süreci oldu. Tabii ki bu durumun, kitabın genel karakteriyle ve özellikleriyle hiçbir alakası yok. Yine de her zaman tahmin ettiğim gibi benim için özel kitaplardan biri oldu, tıpkı Dostoyevski’nin diğer eserleri gibi. Romanın, yeraltı adamının ve özellikle kahramanın psikolojik portresi niteliğindeki birinci bölümün değerlendirmesi ve analizi; üzerinde epey durulması gereken, oldukça büyük bir emek ve uzun bir zaman gerektiren, çokça özenilmesi gereken bir konu. Ben bu sabrı ve sebatı kendimde bulamayıp burada kesiyor, bu işi içinde eleştirmen ruhu taşıyan kimselere bırakıyorum. Ve şöyle bitiriyorum: Dostoyevski okuya okuya yıllar içinde fark etmeden ya da aslında son derece farkında olarak Dostoyevski karakterlerine dönüştük.
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · İletişim Yayıncılık · 2020159,5bin okunma
·
48 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.