·392 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Ocak 2025 10:52 "I actually think that a lot of people are very beautiful, and maybe even more beautiful when they are not aware of it themselves." (s. 41)
Hikâyelerde ana karakterlere tüm odağımızı verirken diğer karakterlerin de bir öyküsü olduğunu unutabiliyoruz. Bazen yazarlar o karakterin hikâyesini tamamlamayı da bizim hayal gücümüze bırakıyor belki. Bazen de o kurgu evreninde daha fazla vakit geçirmek için yazarın bize ek hikâyeler sunmasını seviyorum.
Heartstopper evrenini ne kadar özlediğimi bu kitabı okuyunca fark ettim. Çizgi roman ve dizi serisinde sadece Charlie'nin ablası olarak tanıdığımız Tori Spring diziyi izlediğim ilk zamandan beri dikkatimi çeken bir karakterdi. Fazla sahnesi bulunmaması hikâyede önemsiz bir yer olduğunu göstermiyordu. Özellikle pek fazla repliğinin bulunmadığı, sessiz ve soğuk görünen bir karakter olması hakkında daha çok bilgi sahibi olma merağı uyandırdı bende.
Alice Oseman'ın roman şeklinde yayınlanmış ilk eseri olduğu bariz bir hikayeydi. Olay örgüsü ve anlatım dili arasında biraz kopukluklar hissettim. Solitaire olayı beni aşırı meraklandıran bir konu olmada kitapta ancak Tori'nin anlatımından kendi hikâyesini dinleme fırsatı bulmak benim için yeterliydi. Bu hikâyede sadece abla rolünde değil, Tori Spring olarak öne çıkması ve iç dünyasında bile çok konuşan bir karakter olmasa da hikâyesini anlatma fırsatı verilmesi oldukça değerliydi. Sessiz insanlara gerçekten konuşma fırsatı verildiğinde, onları gerçekten dinlemek istediğimizde bizi asıl hikâyeden daha keyiflendiren yeni bir olay örgüsü içinde bulabiliyoruz kendimizi. Tori benim için hep tatlı bir karakterdi ama bu hikâyeden sonra kendisine daha çok sımsıkı sarılmak istedim ve hikâye boyunca hem kendimle özdeşleştirdiğim çok fazla nokta oldu hem de yakın bir arkadaşımı dinliyor gibi hissettim. Heartstopper evrenini sevdiyseniz bu kitabın da size güzel vakit geçireceğini düşünüyorum.