Kitapta 5 ana karakter var. Bu karakterler Kütüphaneye kitap danışmak için geldiklerinde kütüphaneci Komaçi onlara “Ne arıyorsun?” sorusunu soruyor. Bu iki kelime ve söylenme biçimi kütüphaneye gelenlerde farklı bir hissiyat oluşturuyor. “Ne arıyorsun?” sorusu sanki onlara kitap olarak değil de hayat amacı olarak ne aradıklarını sormuşçasına cevap veriyorlar. Çok hoş bir detaydı.Kitapta çok ince anlatımlar ve benzetmeler var. Atlı karınca benzetmesine de bayıldım. Ayrıca Komaçi aradıkları kitap dışında onlara iyi gelecek, kafalarındaki soruna çözüm sağlayacak bir kitap öneriyor.İlk başta onları şaşırtan kendileriyle alakasını çözemedikleri bir kitap.Kitapta bahsedilen bir nesneden, kelimeden, yemekten, anlatılandan etkileniyorlar. Komaçi kitapların yanında bir de küçük keçeden yapılma nesneler veriyor, buna da kitabın eki diyor.
Bu süreçte her karakterin kitapla , ekle birde değer verdiği bir insanla olan konuşmaları ışığında anlam bulması çok güzeldi. Bakış açımızı değiştirince olayların çözüleceğini gösteren ve böyle sanki her şey olacağına varırmış hissine kaptırtan bir kitap. Bu kadarı da olası değilmiş gibi geliyor ama bazen kendi hayatımızda da bu karakterlerin yaşadığı gibi küçük olaylar yaşayabiliyoruz. Bu olaylar ışığında da anlam bulabiliyoruz. Çok güzel bir kitaptı, çok severek okudum. Gerçekten de aradığımız şey kütüphanede, kitapların arasında saklı…