Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
Kitabı ikinci defa okuyorum,ilk okuduğumda dokuzuncu sınıfa gidiyordum ve kadının hissettiklerini büyük bir aşk sanıyordum. Şuan üniversiteye gidiyorum ve kadının hissettiklerini aşk değil takıntı olduğunu düşünüyorum saplantılı bir şekilde bir bağlılık. Küçük bir çocuğun fark edilme arzusu. Kendi dairesinde annesiyle yaşayan, arkadaş ortamında yalnız hisseden bir çocuğun fark edilme arzusu. Yoksa ben bu duyguyu başka bir şekilde ifade edemem. Tek emin olduğum şey bu hissin aşk olmadığı. Çünkü aşk yarım kalsa da acı verse bile vazgeçmektir.
Koca bir hayatını kocaman hissettiği duyguları bir zarfa sığdırmaya çalışıp göndermiş. "İnsan okyanusta ölmez de bir kaşık suda boğulurmus." onca avı çekmesine rağmen hepsini küçük görüp Bay R. tarafından hiç anlaşılmaması onu öldürdü. Çoğu kitapta acabalarim,keskelerim olmuştur ama bu kitap kısacık olmasına rağmen o kadar oldu ki. Yıllar sonra ilk defa gördüğünde söyleseydi ne olurdu? Hamile kaldığında söyleseydi ne olurdu? Mektupla değil de bir yerde oturup konussalardi ne olurdu? Bana kitapta en çok zoruna giden hangi yer deselerdi kesinlikle Bay R. 'nin yanında çalışan uşağın bile kadını tanıyıp Bay R.'nin tanımamasi derim. Kitapta en çok kırıldığım ve üzüldüğüm yer orasıydı. Yolda geçen birinde bile iz bırakırken his besledigi kişi tarafından rüzgar bile olmamasıdir. Kimine büyük bir aşk kimine göre kocaman bir takıntılık. Ama ne hissediyorsa hissetsin onu sadece öldüren bir hastalık gibiydi.
Kitabı okuyunca hissettiğim en büyük duygu hayal kırıklığıydı."Kelimeler de kurşun olabilir sne yaran görünmedi diye vurulmadin mi zannettin?"bu cümleyi kitapta Bay R. seni hep hatırlayacağım diyip hiç hatirlamamasinda hissetmiştim. Eline o an silah alıp vursaydi bu kadar hayal kırıklığına ugramazdi. Kısacası koca bir hayatını bir adama adamış, adamın hayatında rüzgar bile olmamış bir kadının hikayesini okudum.
Belki başka bir evrende fark edilmiştir mutlu bir ailesi olmuştur. Belki oğullarını ortalarına alıp uyumuslardir. Bay R. Onu çok sevmiştir ve çocukluğunu da kurtarmıştır.
"Sana beni hiç tanımamış olan sana..."