·480 syf.····Okunma: 07 Ocak 2025 11:42 Ruth Ware'nin O Kız kitabı, beni içine çeken ama bir yandan da bazı noktalarını sorgulamama neden olan bir eser oldu.
Hikâye, genç bir kadının üniversite yıllarında yaşadığı bir trajedinin 10 yıl sonrasında, geçmişiyle yüzleşmesini konu alıyor. Ana karakter Hannah, Oxford Üniversitesi’ndeki ilk yılında, yakın arkadaşı ve oda arkadaşı olan April’in cinayetiyle sarsılır. Cinayet sonrası suçlu bulunup hapse atılan John Neville, yıllar sonra ölür ve Hannah, geçmişteki yargılarından şüphe duymaya başlar.
Hanna'nın bakış açısıyla geçmişte yaşananları anlamaya çalışmak oldukça ilgi çekiciydi. Iki zaman çizgisi arasında gidip gelen anlatım, merakı hep diri tuttu. Ama itiraf etmeliyim ki ortalarda bazı yerlerde biraz ağır ilerlediğini düşündüm. Hannah'nın sorgulamaları "Tamam, hadi artık gerçeğe ulaşalım!" dedirtti.
Oxford Üniversitesi'nin atmosferinin her ne kadar gitmemiş olsam da:) başarılı bir şekilde yansıtılmış olduğunu düşünüyorum. Eski binalar ve loş ışıklar, cinayet gizemiyle uyum sağlamış.
Son sayfalarda tüm taşlar yerine oturduğunda rahatladım. Ancak biraz geç gelen bir rahatlık oldu. Çünkü gerilim o kadar uzun süre yükseliyor ki, sonuca ulaşamayınca uzatılmış gibi hissettim.
Bu durum kitabı okunmaz yapmıyor asla. Çünkü elimden bırakamadan da okudum. Ruth Ware'nin atmosfer yaratmadaki ustalığını sevdim. O Kız gerilim türünü sevenler için iyi bir seçenek. Geçmişteki olayların nasıl bugünkü hayatımızı şekillendirdiği ve hafızanın ne kadar yanıltıcı olabileceği konusunda düşündüren bir kitap.