·96 syf.····Okunma: 07 Ocak 2025 07:58 martı jonathan livingston, abdli yazar richard bach'ın yazdığı, ilk kez 1970'te yayınlanan uzun öykü ya da roman olarak karşımıza çıkıyo. fabl türündedir. eserde bir martının uçmayı, özgürlüğü ve kendini gerçekleştirmeyi öğrenmesi anlatılır. aslında öğrenmeyi öğrenmek mottosunun temeli de bu sürüsünden dışlanmış martının girdiği mücadelelerde özdeşleşmiştir. sürüye bağlı kalmak ve balıkçı teknelerinin arkasında bıraktığı artıkları toplamaktansa kendi kendine pike yaparak belli bir uçuş mesafesi belirleyip denizden taze balık çıkarmak daha onurlu ve cesaretini arttıran bir hareket hâline gelmiş. arada martı fotoğrafları sayfalarda bizleri karşılıyor ve anlatılan öykünün kafamızdaki filmi görsele aktarılmış gibi oluyor diyebiliriz. her geçen gün özgüveni artıyor ama bu fazla özgüven onu ölüme götürebilir ki bu aşamada deneyimli ve yaşlı öğretmen martı olan chiang ile tanışıyor ve bu tanışıklıktan sonra kendi deneyim ve kazanımlarını aktarmak istiyor. onun bu denli hızlı ve akrobatik uçuşu bazı martıları etkiliyor ve gün geçtikçe öğrenci sayısı da artıyor. üç bölümden oluşan bu serüvenlere 2013 yılında çıkarımları daha da oturtmak adına son bir bölüm daha eklenmiş. dili çok sade ve sürükleyici ki roman mı yoksa öykü mü olduğuna ilk başta karar verememişler ve hatta kitabın erkisinin bu kadar yayılacacağını hayal bile edememişler. bizlere yapamazsın denilen şeyleri aslında azim gösterdiğimizde nasıl başarılı bir biçimde yapabileceğimizi anlatan bir ilham deposudur bu kitap ki sonra bu martının öğrencisi bile kutsal gibi görülmüş ve ona dokunmak istemiş diğer kuşlar. bana balık verme balık tutmasını öğret sözünün de bir nevi açıklayıcısı olmuş. hayatımızı birilerine bağlı yaşamaktansa ideallerimiz peşinden giderek özgür yaşayabileceğimizi uçuşlarında adeta yaşatıyor ve uçuşları da çok güzel tasvir etmiş okurken kendi kanatlarımızı da pike yapmış gibi hissediyoruz. bazı durumlarda uçuşa müsait olmayan kanatlarını geriye çekip küçültmesi ve acil durumlarda buna benzer pratik çözümler yapması da vermiş olduğu değerlerden birisidir. içerisinde metaforlar da olduğu söylenir ki jonathan livingston burada hz. isa'yı sembolize ettiği ima ediliyor ki öğrencileri de 12 havari.