Puan vermedi·544 syf.····Okunma: 07 Ocak 2025 22:50 Reşat Nuri Güntekin'in okuduğum ilk eseri olduğunu utanarak söylüyorum ama tüm kitaplarını okumak istiyorum.Kitap okumayı bu kadar seven biri olarak niye bu kadar geç kaldım diye üzüldüm.Genelde çok övülen kitaplar beni hayal kırıklığına uğratır ama bu kitap kesinlikle öyle olmadı.Hem okumak istediğim hem de bitmesini hiç istemediğim kitaplardan biri oldu.
Eski edebiyatçılarda eleştirdiğim bir hususu belirtmeden geçemicem. 20-25 yaşındaki kadınları sanki kocakarı olmuşlar gibi göstermeleri hoşuma gitmiyor :))
Feride benim için; saflığın, iyi niyetin, güzel ahlakın, bitmeyen bir enerjinin, çocuk sevgisinin, yaşamın içinde barınan tüm duyguların temsiliydi.
Şimdilerde çoğumuza garip gelen, ama hala ülkemizde bazı bölgelerde rastlanılan teyze çocuklarının aşkını konu alıyor kitabımız. :) Yetim kalan Feride'nin şaka ile başlayıp gerçeğe dönüşen, karşılığını kuzeni Kamran'da bulan, hayatlarının en güzel yıllarını üzüntüyle geçirmelerine sebep olan, "o" aşk...
Beşer, şaşar. Peki yapılan yanlışlarda, şaşırılan yollarda arkamıza bakmadan gitmek mi gerekir? Feride'ye hem hak verdim, hem alkışladım hem de haksız bulduğum yerler oldu. Aldığı ayrılık kararını sorgulamıyorum ama karşısındakine kendini ifade etme hakkını tanımalıydı belki de. Sonuç belki değişmeyecekti ama yine de Kamran'a olmasa bile üzerinde hakkı olan diğer ev halkına bunu borçluydu bence. Yıllar sonra Kamran'ın ayrılıklarına sebep olan olayla ilgili açıklamalarını kabul edilir bulmuyorum elbette. Ama yaşanılan ayrılığın, kaybetmenin acısının onlara güzel bir hayat dersi olduğunu düşünüyorum. Ama her benzer hikayenin sonu aynı bitmez hatırlatmakta fayda var. :)
Son söz kitaptan olsun : "En güzel senelerinizi ayrı geçirmekte ne mana vardı." S.128