9/10
·416 syf.··
2025 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2025 14:13
Kitap, zamanın karanlık sularında batmış, kaybolmuş bir gemiyi yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Alman Profesör Max’ın hayat hikayesi, Yahudi bir kadın olan ve aynı zamanda Max ile evlenen Nadia’nın başına Nazi Almanya’sı döneminde gelebilecek ve maalesef gelmiş olan olaylar, bunların aşkına tanıklık eden İstanbul üniversitesinde çalışan Maya’nın hayatı ve hikayesi, zamanında bestelenmiş ancak sonrasında bulunamayan bir eserin hikayesi… Kitap bu anlattıklarımın yanında daha nice nice hikayeler anlatıyor. Livaneli, yukarıda bahsettiğim hikayeleri anlatırken tarihsel olaylar, özellikle Nazi rejiminin etkileri ve savaşın travmaları üzerinden müthiş bir kalemle müthiş bir anlatı sunuyor bizlere. Ancak bu söylediğim şey sizlere "Serenad" eserinin sadece bir savaş romanı olduğunu hissettirmesin; aynı zamanda kültürel kimlik, kişisel buhranlar, sürgün, aşk ve kaybolan geçmiş üzerine derin bir sorgulama da yapıyor. Kitap, bir anlamda geçmişin izlerinin, insanları nasıl şekillendirdiğini ve travmaların gelecek nesillere nasıl aktarıldığını da gözler önüne seriyor. Özellikle Maya’nın, Max ile karşılaşmasından sonra hayatında yaşadığı değişiklikler ve o değişikliklere olan bakışının değişmesi hayata dair bir ders niteliğinde. Kitabın içerisindeki anlatılanların zamansal olarak geçtiği dönemlere baktığımızda da ikinci dünya savaşı yıllarına, 2000’li yılların Türkiye’sine tanıklık ediyoruz. Zaten hikayeleri okurken adeta bir zaman makinesine binmişiz hissi uyanıyor içimizde. İstanbul sokaklarında dolaşırken bir anda Osmanlı dönemine ait izlere rastlıyoruz. Rastladığımız izlerin hikayelerini öğreniyoruz. Biraz da kitabın anlatımına gelecek olursak beni çok şaşırtan bir detaydan bahsetmek istiyorum. Ana karakterlerden birisi olan Maya’nın, Livaneli tarafından bu denli kadın bakış açısına hakim olarak bizlere aktarabilmesi. Biz tüm olaylara Maya’nın gözlerinden şahitlik ediyoruz. Bu anlatım içerisinde ise Livaneli’nin ulaşmış olduğu bambaşka seviyede olan Hümanizm var. Sert şekilde eleştirdiği hükümetlerin karşılıklı çıkarları var. Gerçeklik ve kurgunun büyük bir ustalıkla harmanlandığı bu kitaptan çok şey öğrendim. Gerek hayata dair gerek tarihsel olaylara dair. Kitap, okuyucuyu yalnızca bir hikayeye değil, aynı zamanda unutulmuş bir tarihe de tanıklık etmeye davet ediyor. Eğer tarihin derinliklerine inmeyi seviyorsanız, kemerlerinizi bağlayın ve bu yolculuğu kaçırmayın. Okuyacak olanlara keyifli okumalar diliyorum :)
Duygu ve Düşünce
SerenadZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 2023164bin okunma
·
458 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.