·56 syf.····Okunma: 08 Ocak 2025 20:24 Belki biraz kaba bir tabir olacak ancak kitabı tam anlamıyla özetleyen tabir de şudur ki: Ne şehittir ne gazi, ... yoluna gitti Niyazi. :) Eylül ayında ilk baskısı yapılan kitap sürekli olarak karşıma çıkınca dayanamayıp aldım. Oldukça kısa, hiç ara vermeden bir saatte okunup bitirilecek bir kitap. Mona Lisa tablosuyla bağlantılı olunca da ilgimi çok çekeceğimi ve beğenerek okuyacağımı umarak aldım ama okuduktan sonra kitabı anlatan en kısa yorumum, " Emmhhh " oldu. Yani okunsa da olur okunmasa da. İtalya seferi için kral tarafından görevlendirilen Mareşal La Trémouille, yanına aldığı soylularla birlikte yola çıkar. Ancak zaferin yanı sıra kralın mareşalden bir diğer beklentisi de yanında sanat eserleriyle dönmesidir. Adamlar savaş sırasında dahi sanat derdini bırakmazken, bizde de Osmanlı'nın var olanı yakıp yıkıp, hediye diye başka milletlere vermiş olması insanın içini burkuyor. Tekrar konuya dönecek olursam, Mareşal bir yandan savaş bir yandan sanat eseri derdindeyken Leonardo da Vinci'nin methini duyuyor ve derhal yanına aldığı asillerle birlikte onun stüdyosuna gidiyor. Olaylar da zaten asillerden biri olan Bougainvaille'in Mona Lisa tablosunu görmesiyle başlıyor. Mona Lisa'nın kim olduğu, hatta gerçekte bir kadın mı yoksa erkek mi olduğu dahi asırlarca tartışılınca belli ki yazarımız da ilhamımı bu konudan almış. Ortaya kötü bir eser çıkmamış, okurken hızlı ve akıcı da ilerledi ancak dediğim gibi fazla beklentiye girmeden, reading slump yaşadığınız dönemlerde okuma hevesi kazandırması gibi amaçlarla okunabilecek bir kitap olduğu kanısındayım.