Bu incelemeye bazı ansiklopedik bilgiler ile başlamak yerinde olacaktır. Bu eser Celalüddin el-Mahalli (791-864) ve Celalüddin es- Suyuti (849-911) tarafından kaleme alındığı için Celaleyn tefsiri olarak bilinmektedir.
Her ne kadar tefsir olarak adlandırılsa da Batılı bir sınıflama ile tefsirli-meal kategorisine yerleştirebiliriz bu eseri. Oldukça muhtasar olan bu eserde hemen hemen hiç rivayet, dirayet konularına uzun uzun girilmemiş. Arapça dil bilgisine de bazı okunuş farklılıklarından kaynaklı anlam karmaşasını giderecek kadar ufak bir miktarda değinilmiştir sadece.
Müteşabih ayetlerin en meşhurlarından olan mukattaa harflerinin tefsirinde mesela ilk cild boyunca Celalüddin el-Mahalli, Allah (cc) bu ayetle ne murat ettiğini en iyi kendisi bilir diyerek konuya yaklaşımlarını da çok net ortaya koymuştur; herhangi bir açıklamaya girmeden öylece bırakmıştır.
Ayrıca nasih ve mensuh ayetler hakkındaki bilgiler de okuyucunun doğru hüküm üzerinde sabit kalmasını kolaylaştırıyor.
Bu inceleme de kendime yarar sağlayacağını ümit ettiğim kişisel notlarımı tutacağım. Lakin olur da, birini müspet anlamda etkilerim de bu eseri okumak ister ise diye düşünerek önemli bir noktayı paylaşmam gerektiğine inanıyorum.Eserin Sağlam Yayınları'ndaki basımında maalesef bazı ayet meallerinin yeri karışmış durumda gözüküyor. Editörlük faaliyeti ile ilgili olduğunu düşündüğüm bu kabahat neticesinde örneğin Bakara suresinin 25-28. ayetleri Ahzab suresinin aynı sıradaki ayetleri ile karışmış gözüküyor ve buna benzer bazı bir kaç hata daha tespit ettim. Dolayısıyla okuyucu bu konuda biraz titiz davranarak bu karışıklığın üstesinden gelebilmektedir; ama dikkatli olunmalıdır.
I. cilt kişisel notlarım
*Bakara 57. ayetin tefsirinde kudret helvası ve bıldırcının bir kenara azık olarak biriktirilmesinin kendilerine bir vebal olduğu ifade edilmektedir. Sermaye konusuna bu ayet ışığında tekrar bakmak kıymetli olabilir.
*(Bakara 108) Açık olan ayetleri terk ederek başka arayışlara girmek, sorular ile bazı imkanları zorlamak küfür olarak değerlendirilmiş ve tefsir edilmiştir.
*(Bakara 143)Hz. Peygamber hicretten önce Kabe'ye doğru namaz kılardı. Hicretten sonra ise Beyt-i Makdis'e doğru namaz kılmıştır, Yahudilere yumuşaklık olsun diye.
*(Bakara 178) Kısas konusunda kadın-erkek eşitliği vardır ama din eşitliği yoktur. Bir Müslüman köle dahi olsa hür bir kafir için öldürülemez.
*(Bakara 220)Kötü niyet olmamak ve ifsad etmemek koşuluyla yetimlerin malı hane sahibinin malına karıştırılabilir. Bu yetim sorumluluğunu üzerine alacak bir kimseye kolaylık sağlamaktadır; ayrıca kişinin de yetime zulmetmesini engelleyici İlahi bir kanun olarak terbiye edici şekilde durmaktadır.
*(Al-i İmran 4) Furkan kelimesi Tevrat'a, İncil'e ve Kuran'a şamil olarak kullanılabilir.
*(Al-i İmran 23) Tevrat'da recm hükmü bulunur.
* (Al-i İmran 28) Bir korku durumu dışında kafirlerle dostluk kurulmasının caiz olmaması hakkında
* (Al-i İmran 96) Hz. Adem (as)' den önce Kabe melekler tarafından inşaa edilmiştir.
* (Al-i İmran 167) Gün geldiğinde Allah (cc) yolunda savaştan kaçmanın münafıklık alameti olduğuna dair. Rabbim mağfiret etsin inşallah.
*(Nisa 64) Allah (cc) Resulü'nün şefaatçi olması hakkında delil olabilir
*(Nisa 93) Ayetinin tefsirinde demişler ki: Bu bir müminin öldürülmesinden kaynaklı olarak gelen bir edebi cehennem cezası yoktur; bu ceza mümini öldürmeyi helal saymaktan gelmektedir. Yani Kuran'dan bir ayetin hükmünü kabul etmemekle alakalıdır. Yoksa Allah (cc) dilediği kişiyi affeder hükmü bu ayeti nesh etmiştir.
*(Nisa 101) Hanefi mezhebinde korku namazının iki rekat olarak kılınması vaciptir. Şafi mezhebinde ise ruhsattır.
*(Nisa 148) Mazlum kişi müstesna çirkin lakırdı açıklanmamalıdır
*(En'am 116) Kafirler dediler ki ölü hayvanları Allah (cc) öldürüyor; bunlar sizin öldürdüklerinizden daha kıymetlidir. Neden onları bırakıp kendi kestiklerinizi yiyorsunuz? Rey kullanma arzusu kişiyi ne kadar retorik olarak doğru yere götürüyor gibi de olsa aslında Allah (cc)'ın hükmünden uzaklaştırmaktan başka bir şeye yol açmıyor.
*(A'raf 54) Allah (cc) 'ın gökleri ve yeri altı gün ( bir zamanda) yaratmasındaki murat insana acele etmemesi gerektiğini öğretmektir diye tefsir etmişler.
*(A'raf 172) Galu Bela'da şehadeti hatırlamamak dünya hayatında geçerli bir bahane değildir; çünkü Allah Resulü'nün bunu bize hatırlatması nefislerde de zikredilmesi yerine kaimdir, demişler.
*(A'raf 190) Adem (As) ve Havva(as) çocuklarının adını Abdulhars koymaları ve sonrasında da bu çocuk hakkında Allah'a ortak koşulması hakkında rivayetler
*(A'raf 205) Bu ayet öğlen ve ikindi namazlarında kıraatin sessiz olmasına delil olabilir mi ?
*(Tevbe 25) Ebü Süfyan'ın Huneyn günü Allah Resulu'nün en sadık mücahidlerinden biri olması hakkında, güzel şahsiyetlerin imanlanınca parlaması
*(A'raf 54) Münafıklık alameti olarak onlar istemeden gönülsüzce ve borç verir gibi harcama yaparlar
I. cildin sonu (09.01.2025)
***
II.cilt
*(Hud 113): Zalimlere meyletmemek ifadesinin tefsirinde müfessir onları sevmeyi, yağcılık yapmayı ve yaptıklarına rıza göstermeyi almıştır. Allah (cc) muhafaza.
*(Yusuf 9) Yusuf (as) kardeşleri aralarında konuşurlarken kendilerine şunu güzel gösterdiler. Yusuf (as)'ı kuyuya attıktan sonra tevbe ederek salih bir topluluk olabileceklerini sandılar. (Kanaatimce) Günah bataklığına saplanmakta olan pek çok kimsenin rey'i gibi.
*(Nahl 8) Ayetteki hem binesiniz hem de ziynet olarak atları yarattı ifadesini İmam Hanefi bunlardan başka kullanımının haram olduğuna delil olarak almıştır. Bu nedenle at eti yemek Hanefilerce haramdır. Lakin İmam Şafi bu ayeti at eti yemeye engel olarak görmemiştir. Dolayısıyla Şafilerde at eti yemek haram değildir. Rabbim, her iki müctehid alime de mağfiret etsin inşallah.
*(Nahl 124) Cuma günü Yahudiler içinde tatil günüydü. Ama kendileri bunu Cumartesi günü değiştirmek için ısrarcı oldular. Allah (cc)'da onları imtihan etmek için cumartesi günü balık avı yasağı koymuştur.
*(Nahl 126) Efendimiz (sav), Hz. Hamza 'nın (ra) şehit edilişini görünce intikam yemini ediyor ve yetmiş kişiyi öldürüp paramparça edeceği rivayet ediliyor.Bunun üzerine bu ayet-i kerime iniyor. Allah (cc) kısas hükmünü şeriatında hakim kılıyor.
*(Kehf 65) Musa(as) ile Hızır'ın karşılaşmaları - alıntı sayfa 253-
Buhari'nin rivâyetine göre; Musa (a.s.) îsrailoğullarına hutbe okudu. Kendisine, «insanların en bilgini kimdir? diye soruldu. O da; «Ben» dedi. Bunun üzerine Allahü teâlâ O'nu azarladı. Çünkü ilmi Allah'a havale etmedi. Allahü teâlâ O'na vahyederek bildirdi ki: «îki denizin birleştiği yerde benim bir kulum vardır. O senden daha alimdir.» Musa (a.s.): «Ya Rabbi! Ben O'na nasıl varırım?» dedi. Hak teâlâ buyurdu ki: «Beraberinde bir balık alır, onu bir sepete koyarsın, balığı nerede yitirirsen işte o kul oradadır.» Bunun üzerine Musa (a.s.) bir balık alıp sepete koydu. Sonra yola koyuldu. Onunla beraber genç arkadaşı Yüşa b. Nün da yola çıktı. Nihâyet bir kayaya yarınca, başlarını (istirahat için) koyup uyudular. Bu esnada balık sepette sıçradı. Oradan çıkıp denize düştü ve denizde tünele doğru yolunu tutup gitti. Allahü teâlâ balığın üzerinden suyun akışını durdurdu. Oradaki sular (açılıp) balığın üzerinde kemer gibi oldu. Musa (a.s.) uyanınca arkadaşı kendisine balığı haber vermeyi unuttu. Kalan o gün ve o gece yola devam ettiler. Ertesi gün Musa (a. s.) arkadaşına dedi ki: «Bizim sabah yemeğimizi getir. (Ravi hadis-i şerif rivâyet ederek sözü şuraya getirdi) ve şaşılacak şekilde o, denizi boylayı vermiş. Hz. Peygamber buyurdu ki: «Balık için denizde tünel, Musa ve arkadaşı için de hayrete düşme oldu...» hadis böylece devam etmektedir.
*(Ta-Ha 124) Dar bir geçim tefsirinde kabir azabına işaret olunabileceği şeklinde yorumlanmıştır.
*(Enbiya 86) Zülkifl sözünün sahibi anlamındadır. Bu künyeye bütün gündüzleri oruçlu gecenin tamamını da ibadetle geçireceğim deyip buna muvaffak olmasından dolayı sahip olmuştur.
*(Hac 5) İkrime'ye göre Kuran-ı Kerim okumayı alışkanlık haline getiren birisi yaşlılıktaki unutkanlıktan beri olur.
*(Hac 39) Cihat hakkında inen ilk ayettir. "Kendileriyle savaşılanlara (müminlere), zulme uğramış olmaları sebebiyle (savaş konusunda ) izin verildi. Şüphe yok ki Allah, onlara yardıma mutlak surette kadirdir."
*(Mü'minin 101) Kıyamette insanların en meşgul olacağı işlerden biri de neseb soruşturması olacaktır.
*(Nur 3) Ayet-i kerimenin nüzul sebebi fakir durumda olan muhacir erkeklerin, kendilerine infakta bulunurlar diye zengin durumdaki fahişe müşrik kadınlarla evlenmeye kalkışmasıdır. Allah (cc) bunu yasaklamıştır. Hükmün umumi olup olmadığına dair görüş farklılığı mevcut gibi duruyor.
*(Nur 29) Müminler kendi evlerine girerlerken de selam verirler.
*(Nur 31) Müslüman kadınlar kafir kadınlar karşısında da tesettürünü korumalılar.
*(Ankebut 2) Hakiki imanlarını ortaya koymaları gereken testlerle sınanacaklardır diye tefsir edilmiştir.
*(Secde 5) Kafir kıyametin şiddetinden dolayı dünya hayatına nispetle hesap anının çok uzun süreceğini düşünür. Mü'min ise rahatlığından dolayı bu süreyi bir farz namazı kadar zanneder.
II. cildin sonu (16.01.2025)
*(Fatır 18) Allah Rasülü (sav) tarafından gelen uyarıya sadece Rabbinden korkanların ve namaz kılanların muhatap olmasına dair
*(Saffat 77) Bütün insanlar Nuh'un neslindendir. Allah'ın selâmı onun üzerine olsun. Nuh'un (a.s.) üç tane oğlu vardı, bunlardan Sam, Arapların, İranlılar'ın ve Romalıların atası, Ham, Sudanlıların atası, Yasef ise Türklerin, Hazar (Tatar Türkleri), Ye'cuc ile Me'cuc ve orada bulunan kavmin atasıdır.
*(Sad 22) Allah (cc), Hz. Davud (as)'ı uyarmak için koyunlar üzerine münakaşaya giren iki kişiyi temsil olarak kullanmıştır bu tefsire göre. Doğrusunu Allah (cc) bilir; bu tefsire göre Hz. Davud (as)'ın 99 hanımı vardı ve hiç hanımı olmayan birinin talip olduğu kimseye talip olup onunla evlenmiştir. Bunun üzerine bu ayet Hz. Davud (as)'u uyarmak için inmiştir. Açıkçası rivayette biraz İsrailiyat kokusu da mevcuttur.
*(Mü'min 60) Dua etmemek kibir alametlerinden kabul ediliyor.
*(Kaf 30) Cehennemin insanlar ile doldurulacağına dair kısım
*(Tur 4) Beyt-i Mamur, Kabe hizasında semada bulunan bir yerdir. Burayı her gün yetmiş bin kadar melek tavaf etmektedir.
*(Rahman 13) Cabir'den rivayetle;
«Resûlullah (s.a.v.) bizlere Rahman sûresini okudu. Nihayet onu hatmettikten sonra şöyle buyurdu: «Ne oluyor? Görüyorum ki cinlerden daha suskunsunuz. Onlar sizden daha güzel karşılık verdiler. Ben onlara hangi kez <<Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?» ayetini okudumsa illâ ki, «Rabbimiz! Nimetlerinden hiçbirini yalanlamıyoruz. Hamd sana mahsustur» dediler.>>>
*(Hadid 16) Bu ayetin sebeb-i nüzulu aralarında şakalaşmayı arttıran sahabe-i kiram hakkındadır.
Hitap "İman edenlerin Allah'ı anma ve O'ndan inen Kur'an sebebiyle kalplerinin ürperme zamanı daha gelmedi mi?"
*(Saff 14) Havari kelimesi "saf beyazlık" manasına gelmektedir köken olarak.
*(Münafikun 10) İbn-i Abbas (ra) der ki :" Zekat ve hac konularında kusur eden herkes, ölüm anında (dünyaya) geri dönmeyi arzu edecektir".
*(Tahrim 1) Buradaki rivayet meşhur olandan biraz daha farklı. Efendimiz (sav) cariyelerinden Mariye ile zaman geçirmesi sonucunda Hz.Hafsa (ra) annemizin buna üzülmesi sonucunda bu ayetin inmesine neden olan olayların yaşandığını aktarıyor Suyuti.
*(Müzzemmil 20) Beş vakit namazın farz kılınması ile gece namazının nesh edildiğini aktarılıyor.
*(Müddesir 42-45) Cehenneme girme nedeni olarak Allah (cc)-Namaz kılmamak
-Yoksulu doyurmamak
-Batıla dalanlarla beraber olmak
-Ceza gününü inkar etmeyi saymaktadır.
*(İnşikak 8) Amel defterleri ecir açısından ağır gelen kullar hesaba çekilmeyeceklerdir inşallah. Çünkü hadis-i şerifte geçtiği üzere " Fakat kim hesap için huzura çekilirse helak olmuştur."
*(Buruc 22) İbn-i Abbas'tan gelen rivayete göre Levh-i Mahfuz yedinci kat semanın üstünde bir boşluktadır ve boyu, yer ile gök arası kadar ve genişliği ise de doğu ile batı arası kadardır. İşlemesi ise beyaz incidendir.
*(Duha 1) Duha suresinden sonraki bütün surelerdan sonra tekbir getirmek sünnettir.
*(Tin 6) Hadis- i şerif "Mümin ihtiyarlık devrinde, amel yapmaktan aciz kalacak bir hale ulaştı mı ona evvelce yaptığı amelin sevabı kadar sevap yazılır".
*(Maun 5) Meşhur ayette namazını erteleyen ve geçe bırakanlar da azarlanan kapsama alınmıştır.
Tefsirin bir bölümünde yayına hazırlayanlar Efendimiz'in (sav) Zeyd (ra)'in karısı le evlenmesi ile ilgili ayetlerin açıklamasındaki rivayetleri ve bazı yorumları beğenmemişlerdir. Her ne kadar dipnottaki üslubu doğru bulmasam da anlaşılabilir sayabilirim. Lakin tefsirin sonunda bu konu ile ilgili bir şeyler olduğuna işaret etseler de ne yazık ki muhtevada böyle bir kısma rastlayamadım.
Bu tefsirin Türkçe'ye kazandırılmasını Rabbim katında razı olduğu eylemlerden biri olarak kabul etsin inşallah. Ama ne yazık ki; editörlük açısından bazı kabahatlerin bulunması can sıkıcı ve okuyucu da bazı tereddütler oluşturması açısından rahatsız edici olduğunu söylemek zorundayım.
Elhamdülillah
III. Cildin sonu (30.01.2025)